'Cliffhanger' Nedir?

Özellikle İngilizce analiz yazılarını okurken, bazı roman, hikaye, dizi ve filmlerin sonlarıyla ile ilgili “cliffhanger” kavramının kullanıldığını görebilirsiniz. Bu kavramın Türkçeye kazandırılmış ve yaygın olarak kabul edilmiş bir çevirisi olmamakla beraber, edebiyat eserleri için önemli olabileceğini düşündüğümüz için bu bölümde kısaca bahsetmeyi mantıklı buluyoruz.
 
İngilizce uçurum (cliff) ve asılı kalmak (to hang) kelimelerinin birleştirilmesi ile elde edilen cliffhanger kelimesi, ima edilen anlam korunarak Türkçe’ye “uçurumda asılı bırakan” şeklinde çevirebilir. Bu da, aslında kavramın çıkış noktasını anlamamızı sağlar: Kahraman ve baş düşmanı kılıçlarıyla birbirine karşı savaşırlar, mücadele ederler ve tam düşmanını alt edecekken, kahramanın ayağı taşa takılır ve uçuruma doğru yuvarlanır.


Son yılların en popüler "cliffhanger" kullanımlarından bir tanesi, Game of Thrones dizisinin ana karakterlerinden Jon Snow'un beşinci sezonun sonunda bıçaklanmasıydı. İzleyiciler Jon Snow'un akibetini öğrenebilmek için bir yıl kadar beklemek zorunda kalmıştı.
 
Hikaye eğer tam olarak bu noktada bitirilirse, bunun bir “cliffhanger” olduğu söylenebilir, zira kahramanımız, cümlenin tam anlamıyla, uçurumda asılı kalacaktır. Kahramanımız son anda tutunabilecek midir? Bir şekilde düşmekten kurtulabilecek midir? Eğer düşerse hayatta kalabilecek midir? Yoksa bu onun için yolun sonu mudur?
 
Tüm bunların cevabını almak için, okuduğumuz eserin bir sonraki halkasını beklememiz gerekir. Bu ögenin tüm sanat dallarında kullanılma amacı da aslında bu şekilde özetlenebilir. Bir şekilde devam edecek eserler, okuyucuları veya izleyicileri bir sonraki “bölümde” geri getirebilmek için, hikayenin sonunu bir süreliğine ortada bırakmayı tercih edebilirler.
 
Elbette, deyim buradan gelse de her türlü heyecanlı son bu “uçurumda asılı kalma” etkisinin yaratılması için kullanılabilir. Bu kavrama uygun başka bir örnek için, aşağıya göz atabilirsiniz.
 
Örnek:
 
Serdar roman boyunca sihirli madalyonu bulmak için çalışır, ancak kendisine karşı çalışan Karanlık Örgüt hedefe daha yakındır. Son sayfalarda Serdar düşmanlarının kendisi için hazırladığı engelleri birer birer aşar, ancak madalyonun Karanlık Örgüt lideri Dertkar’ın eline düştüğünü görür.

Hedefine ulaşamamanın çaresizliğiyle uzun bir konuşma yapar, madalyona zarar gelirse dünyanın yok olacağını, hiç kimsenin hayatta kalamayacağını ve bunu durdurmanın bir yolunun olmadığını anlatır. Dertkar’a madalyonu kendisine vermesi için yalvarır, ancak kahkahalarla gülen kötü adam madalyonu ateşlerin içine atar.

Roman bu noktada sona erer – ne olduğunu öğrenmek için, Madalyon 2: Dertkar’ın Laneti isimli romanı okumanız gerekir.
 
Bu noktada, önemli bir durumun altını çizebiliriz: Bir hikayenin sonunu “cliffhanger” kavramı ile değerlendirebilmemiz için, hikayenin kesinlikle devam edecek şekilde kurgulanması gerekir. Bu edebi ögenin amacı, okuyucuları maceranın bir sonraki halkası için heyecanlandırmak ve onların bu kitabı da satın aldığından emin olmaktır.
 
Devamı etmeyeceği bilindiği halle muğlak veya heyecanlı bir noktada biten eserler, “ucu açık son” adlı yazımızda incelediğimiz duruma daha yakındır, bunlar “cliffhanger” olarak değerlendirilmez.

 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı