Çatışma (İç Çatışma ve Dış Çatışma)

Roman analizi yapılırken en sık kullanılan kavramlardan bir tanesi, “çatışma” kavramıdır. Genellikle “iç çatışma” veya “dış çatışma” olarak ikiye ayrılan bu kavrama, sitemizin kitaplar bölümünü incelerken de rastlamış olabilirsiniz.
 
“Çatışma” kavramı, çoğu zaman birbiriyle uyum içinde bir arada var olamayan öğelerin yarattığı sorunları ifade etmek için kullanılır. Bu sorunlar, hem toplumsal romanlarda, hem de daha kişi ve bireylere yoğunlaşan romanlarda karşımıza çıkabilir.
 
Çatışma kavramının iki boyutta incelenmesinin sebebi, bu unsurların bazen bir bireyin, bir karakterin kendi içinde, bazen de bir birey ile başka bir unsur arasında, örneğin bir birey ve toplumun geri kalanı arasında yaşanmasıdır.
 
“İç çatışma”, bir karakterin kendi içinde yaşadığı kararsızlıkları ve kafa karışıklıklarını ifade eder.
 
Buna günlük hayattan basit ama etkili bir örnek verebiliriz. En yakın arkadaşınızın sevgilisine aşık olduğunuzu düşünün. Bir taraftan ona karşı büyük bir sevgi duyarsınız, fakat diğer taraftan bu konuyla ilgili bir şey yapmanın etik olmayacağını, arkadaşınızı çok üzeceğinizi bilirsiniz.
 
Bu durumda ne yaparsınız? Arkadaşınız için kendi mutsuzluğunuzu göze mi alırsınız? Dayanamayıp bu konuyu sevdiğiniz kişiye mi açarsınız? Olgun bir şekilde her ikisiyle de konuşmaya mı çalışırsınız? Bu konunun sizin üzerinizde yarattığı tüm stres ve bir karara ulaşma çabanız, kendi içinizde yaşadığınız bir çatışmayı oluşturur. İç çatışma da, tam olarak bununla ilgili bir kavramdır.
 
“Dış” çatışma ise, bir karakterin kendisi dışındaki unsurlarla yaşadığı çatışmaları ifade eder. Bu durumda, mesele insanın kendi içinde yaşadığı “kararsızlıklarla” ile değil, genellikle toplum ile yaşadığı “uyumsuzluklarla” alakalı hale gelir.
 
Buna iyi bir örnek olarak, Kemal Tahir’in Esir Şehrin İnsanları romanını verebiliriz. Hala Osmanlı Devleti’nin kontrolünde olan 1920’lerin İstanbul’unda Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen Kamil Bey, etrafındakiler tarafından şiddetle eleştirilir ve sonunda hapse atılır. Kamil Bey ve çevresi arasında yaşanan bu “çatışma,” “dış” veya “sosyal” çatışmanın iyi bir örneğidir.
 
“Dış çatışma” genellikle toplumsal romanların önemli bir unsuru olsa da, “sosyal çatışma” ile eş anlamlı olmak zorunda değildir. Örneğin Ernest Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz” isimli romanı, “doğa ile insan” arasındaki bir çatışma olarak yorumlanabilir. Veya çatışma, bir karakter ile toplum arasında değil, iki insan arasında olabilir: Bu her ne kadar da sosyal çatışmanın bir alt kümesi olsa da, zaman zaman “insan ile insan” arasında bir çatışma olarak sınıflandırılabilir.
 

 
Bu kavramların, kesin ve kati bir şekilde birbirinden ayrılabilecek kavramlar olmadığını da anlamak gerekir. Buna Türk Edebiyatı’ndan verilebilecek en iyi örnek, “Doğu – Batı” konusudur.
 
Örneğin, Fatih – Harbiye romanında, kendisi gibi Fatihli bir adamla birlikte olan Neriman, Batılılaşmış bir adam olan Macit’e karşı ilgi duymaya başlar ve kendi kimliğini sorgular. Neriman’ın kendi içinde yaşadığı “doğululuk – batılılık” ikilemi bir “iç çatışma”dır. Ancak bunun Macit ve “nişanlısı” Şinasi üzerinden devam eden toplumsal boyutu, ailesinin ve etrafındaki insanların bu konudaki düşüncelerine verdiği tepkiler, bir “sosyal çatışma” oluşturur.
 
Bu nedenle, bu kavramları bazı durumları kategorize edebileceğimiz unsurlar olarak görüp, kesin doğrular ifade etmek için kullanılamayacaklarını kavramak en doğrusu olacaktır.

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı