İroni


Edebiyatta ve edebiyat incelemelerinde en sık kullanılan, ama tam anlamı konusunda soru işaretleri bulunan kavramlardan bir tanesi “ironi” kavramıdır. Örneğin, TDK ironi kavramının ilk anlamı olarak “Gülmece”yi, ikinci anlamı olarak ise “sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme” tanımlarını sunar.
 
Ancak edebi anlamda ironi, bu karşılıkların ötesine geçer. Bu sözlük anlamları, elbette, “yanlış” değildir – ancak ironi kelimesi pek çok farklı durumda kullanılabilir. Bu nedenle, kavramı anlamaya çalışırken, basit tanımlar yerine ironik durumlara verilebilecek örnekler üzerinden ilerlemek, çok daha faydalı olabilir.
 
Yine de, kapsamlı bir tanım olarak “ironi” kelimesinin edebi anlamı, “bir durumun, gözükenden veya “olması gerekenden” farklı şekilde ilerlemesi veya sonuçlanması” olarak verilebilir. Kullanım yerine göre, ironinin çoğu zaman mizahi veya trajik bir boyutu da bulunur.  
 
Örneğin, çorba yapmak için soğana ihtiyacınız olduğunu ve evde soğan kalmadığı için markete gittiğinizi hayal edin. Markete gitmişken ihtiyacınız olan pek çok şeyi alıp, yüz liralık bir alışveriş yapıp, soğan almayı unutarak eve dönmeniz, ironik bir durum olacaktır – çünkü bu, tam olarak “amaçlanan” etkinin tersine ilerleyen bir durumdur.
 
Aşağıdaki görsel de, ironik bir durumun iyi bir örneği olacaktır:
 
Edebiyatta neredeyse ironi ile eşanlamlı hale gelmiş bir hikaye, O. Henry’nin “Noel Hediyesi “(The Gift of the Magi) isimli hikayesidir. Bu hikayeyi okumak, “ironi”nin tam olarak ne olduğunu görmek için son derece faydalı olabilir. Aşağıdaki bölümde, hikayenin kısa bir özetini ve bunun neden ironik bir durum olarak değerlendirildiğini okuyabilirsiniz.
 
“Noel Hediyesi” isimli hikaye, Della isimli bir karaktere yoğunlaşır: Büyüleyici güzellikte saçları olan Della, Noel için kocası Jim’e bir hediye almak istemektedir, ancak yaşadıkları yoksulluk nedeniyle uygun bir hediye bulmakta zorlanır. Hikaye başladığında Della, Noel’de kocasına bir hediye almama ihtimalini düşünemediği için, saçlarını peruk yapılması için satmaya karar vermiştir. Saçlarını kestirir, satar ve Jim’e ailesinden kalan cep saatine takabilmesi için pahalı bir zincir satın alır.
 
Hediyesi ile eve döndükten bir süre sonra, Jim eve gelir ve büyük bir şaşkınlık yaşar. Bir an için saçlarını kestirdikten sonra Jim’in onu güzel bulmaması ihtimalinden korkan Della, daha sonra gerçeği anlar. Jim, ona mücevherlerle süslü, pahalı bir tarak seti almıştır. Üstelik, bu tarak setini alabilmek için, saatini satmak zorunda kalmıştır. Hikaye, karı – kocanın düşüncesini öne çıkararak mutlu bir son ile biter.
 
Bu hikaye, edebiyatta ironi kavramını açıklamak için ideal bir örnek olarak gösterilebilir. Della, en değerli şeyi olan saçından vazgeçerek kocasına bir saat zinciri alır, ancak kocası da, onun saçlarını tarayabilmesi için en değerli şeyi olan saatini satmıştır.
 
İroni kavramının bu kadar kafa karıştırmasının sebeplerinden bir tanesi de, ironinin farklı çeşitleri olmasıdır. Bu kavramların en sık kullanılanları, şu şekilde listelenebilir.
 
1 – Sözel İroni
 

İngilizce “verbal irony” olarak kullanılan bu kavram, yazının başında ifade ettiğimiz ikinci sözlük anlamını, yani “sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme” anlamını karşılar.
 
Ütüsüz bir gömlek, eskimiş bir kot, yırtık bir kravat ve turuncu ayakkabıları darmadağınık şekilde giymiş birine, “Bugün de çok güzel giyinmişsin!” demek, sözel ironinin iyi bir örneği olabilir.
 
Bu anlam, aynı zamanda yavaş yavaş dilimize giren “sarkastik” sıfatı de ifade edilebilir.  
 
2 – Durumsal İroni
 
Bir durumun beklendiğinden farklı şekilde gelişmesi ve sonuçlanması, “durumun” kendisinin ironik olduğu anlamına gelebilir. Yukarıda özetlediğimiz Noel Hediyesi hikayesi, durumsal ironinin iyi bir örneği olarak gösterilebilir.
 
Aynı şekilde, yanan yangın söndürme cihazı da durumsal ironi kavramıyla açıklanabilir.
 
3 – Dramatik İroni
 
Özellikle tiyatroda yaygın olarak kullanılan bu ironi türü, izleyici veya okuyucunun bildiği bir durumu, karakterin bilmemesinden kaynaklanır.
 
Örneğin, Romeo ve Juliet’tin finalinde Juliet Romeo ile birlikte olabilmek için kendisine ölmüş süsü verir. Aldığı ilacın etkisi geçince uyanacak ve Romeo ile birlikte olabilecektir. Ancak, bu bilgiyi Romeo’ya ulaştırması gereken elçi görevinde başarısız olur. İzleyiciler, Juliet’in gerçekte ölmediğini bilse de, Romeo onun gerçekten öldüğünü düşünür ve bu acıya dayanamayarak intihar eder.
 
Bu durum, dramatik ironinin ideal bir örneği olarak gösterilebilir.
 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı