Anti - Kahraman



Popüler kültürde anti - kahraman kavramıyla özdeşleşmiş karakterlerden birisi, Wolverine

Kökleri edebi eserlerde olmasına karşın, günümüzde popüler kültürün pek çok alanında, “anti kahraman” kavramının kullanıldığını görebilirsiniz. Çıkış noktaları çok benzer olsa da, anti kahraman aslında edebiyatta ve günümüz popüler kültüründe biraz farklı şekillerde ele alınır.
 
Bu kullanımların her ikisini de anlamak için, ilk yapılması gereken şey, “kahraman” kavramının anlamını net bir şekilde açıklamaktır.
 
Günümüzde “kahraman” kelimesi, zaman zaman “karakter” kelimesi ile eş anlamlı olarak kullanılır. Çeşitli kaynaklarda, “Romandaki kahramanların bir listesi (…)”, “Hikayede on altı kahraman yer alıyor” gibi cümleler okuyabilirsiniz.
 
Bu kullanım, tam olarak doğru değildir. Karakter, bir romanda gözüken ve bir şekilde yazar tarafından kullanılan her kurgusal kişi için kullanılabilecek bir kelimedir. Kahraman ise, özel olarak, anlatılan hikayenin merkezindeki, en önemli karakteri temsil eder.
 

Karakter, kahraman, tip, protagonist gibi kavramlar, zaman zaman kafa karıştırıcı olabilir. Bunları daha iyi anlamak için, sitemizdeki Karakter Türleri yazısına göz atabilirsiniz.

 
Bu bilgileri netleştirdikten sonra, “anti kahraman” kavramını önce edebiyat sınırları içinde, daha sonra da popüler kültür sınırları içinde tanımlayabiliriz. Popüler kültürdeki güncel tanımın artık son derece yaygın bir tanım olduğunu ve edebiyat içinde de bu şekilde anti kahramanların sıklıkla kullanıldığını belirtmek faydalı olacaktır.

Edebiyatta Anti Kahraman
 
Özellikle klasik edebiyat eserlerinde kullanılan “kahramanlar” pek çok açıdan bu sözcüğün Türkçe sözlük anlamına uyar. Bu eserlerdeki kahramanlar, önemli, yiğit, güçlü, idealist, cesur, adil ve eserin kabul ettiği ahlaki değerler açısından kusursuz kahramanlardır. Klasik edebiyatta, örneğin İlyada’nın ana karakterleri Hektor ve Aşil ile, Odysseia’da karşımıza çıkan Odisseas’ın tipik “kahramanlar” olduğunu söyleyebiliriz.
 
Biraz edebiyat sınırlarının dışına çıkmayı gerektirse de, Türkiye’den verilebilecek kusursuz bir kahraman örneği “Kara Murat” karakteri olacaktır. Bu kahraman edebi bir karakter olmamasına karşın, kendi kültürümüzden ideal bir kurgusal kahraman örneği olarak sunulabilir.  
 

Kahraman kelimesinin sözlükteki ilk anlamı, “ Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit” şeklindedir. Burada kahraman kelimesinin bu anlamından değil, edebi anlamından bahsediyoruz, ama ikisi arasındaki benzerlikleri de gözden kaçırmayın!

 
Kahraman kelimesinin geleneksel olarak bu şekilde kullanılmasının nedeni, edebiyat eserlerinin “anlatılmaya değer” konuları ele alması gerektiği fikriyle yakından alakalıdır. Bir hikayenin topluma anlatılmaya değer olması için, kahramanının olağanüstü bir kişi olması ve olağanüstü şeyler başarması beklenebilir.
 
Fakat bu görüş, özellikle modern edebiyat eserleri içinde fazla rağbet görmez. Günlük hayatlar ve günlük konular, sıradan insanlar, şehir yaşantısı, rutinler ve olağan meseleler edebiyatta daha sık konu alınmaya başlanınca, bu eserlerin “kahramanları” da giderek sıradanlaşmaya, kusurlu insanlar haline gelmeye başlar. Bu insanların amacı, iyilik veya onur uğruna savaşmak değil, günlük hayatlarını yaşamak üzerine kuruludur.
 
Bu doğrultuda, edebiyat çerçevesinde anti kahraman genellikle herhangi bir ayırt edici özelliği olmayan, yukarıda sunduğumuz kahraman tanımına ve kalıplarına uymayan, sıradan, kararsız, hayatın akışı içinde sürüklenen karakterler olarak tanımlanabilir. Bu karakterler, ne ahlaki açıdan kusursuz olarak değerlendirilebilir, ne de hayatlarında verdiği kararları geleneksel kahramanlar gibi “onur” ve “iyilik” gibi “büyük değerler” çerçevesinde savunur.
 
Edebiyattaki en meşhur anti kahraman tiplerine örnek olarak, Franz Kafka’nın Dönüşüm, Şato, Dava gibi eserlerinde kullandığı Gregor Samsa, K. ve Josef K. gibi ana karakterleri gösterebiliriz.
 
Popüler Kültürde Anti – Kahraman
 
Popüler kültür eserlerinde sık sık gördüğümüz anti kahraman tiplemesi, aslında teknik olarak yukarıdaki anti kahraman tanımına son derece uygun bir karakterdir. Ancak, bu tarz karakterlerde öne çıkarılan unsur, bunların etik açıdan kusurlu kişiler olmasıdır.
 
Özellikle eğlence amacıyla üretilen popüler kültür ürünlerinde, mesela fantastik romanlarda, Western filmlerde, süper kahraman hikayelerinde, geleneksel anlatı yapısı bir kahraman ile bir “büyük düşman” arasındaki mücadele üzerine kurulur.
 
“Büyük düşman” tiplemesi, sadece kendisini düşünen, maddi – manevi kazanç veya güç elde etmeye çalışan, her türlü ahlaki kurala karşı gelen bir karakter olarak kurgulanırken, kahraman, büyük ölçüde yukarıda sıraladığımız özelliklere sahip bir figürdür.
 
Popüler kültürdeki anti – kahraman tiplemelerinde ise, bu karakterler arasındaki “gri bölgeye” düşen kişiler görürüz. Anti – kahramanlar sonuç olarak kahramandır, iyilik için mücadele eder, ancak bunu etik açıdan iyilik için mücadele etmesi gerektiğini hissettiği için değil, kişisel bir kazanç uğruna yapar. Kovboy filmlerinde sık sık gördüğümüz “ödül avcısı” figürü, bunun en iyi örneklerinden bir tanesidir.
Amaçların yanı sıra, bu tarz kahramanların kullandığı yöntemler de kahraman kalıplarının dışında olabilir. İdeal bir kahramanın, zorunda olmadığı sürece başka karakterleri öldürmemesi beklenebilir, oysa bir anti – kahraman, bunu kötülük için yapmadığından “kötü” karakterlerden ayrılsa da, amacına ulaşmak için önüne çıkan insanları öldürmekte tereddüt etmez. Bu karakterlerin, kahramanlar gibi kesin bir şekilde uydukları ahlaki kuralları bulunmaz.
 
Popüler anti – kahramanlara örnek olarak, Star Wars filmlerindeki Han Solo karakterini, Marvel çizgi roman ve filmlerinden The Punisher ve Wolverine gibi karakterleri ve ünlü bir dizi karakteri olarak Dexter’ı gösterebiliriz
.

 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı