Deus Ex Machina

Edebiyatta ve farklı sanat türlerinde karşımıza çıkan ve tam kelime anlamı “Makineden Tanrı” olan Deux Ex Machina, “karmaşık ya da içinden çıkılamaz hale gelmiş olaylar zincirinin, bir anda, hikayeye ait değilmiş gibi gözüken, yapay bir öğe sayesinde çözülmesi” olarak tanımlanabilir.
 
Bu kavramı daha iyi anlamak için, bu edebi yöntemin tarihine ve olası kullanımlarına göz atabiliriz.
 
Edebi eserlerde karşımıza çıkan bu “kolay” çözümlerin, “Makineden Tanrı” gibi bir kavramla ifade edilmesinin nedeni, Antik Yunan’a dayanır. Bu dönemde yazılan tiyatro eserlerinde, sık sık olayı çözen karakterler olarak karşımıza çıkan Yunan Tanrıları, mekanik bir düzenek sayesinde sahneye indirilen aktörler tarafından canlandırılır. Anlatılan hikayelerin “ilahi” sonuçlara ulaşmasını sağlayan bu “makineden tanrılar”, benzer hisler uyandıran çözümler için Roma İmparatorluğu döneminde de kullanılır ve kavramın Latince hali, günümüze kadar ulaşır.
 
“Deus Ex Machina” olarak nitelendirilebilecek bir finale giden hikaye süreci, eseri yazan kişinin karmaşık bir durum yaratmasıyla başlar. Bu karmaşık durum, giderek daha içinden çıkılmaz bir hal alır ve sonunda, okuyucu veya izleyici mantıklı bir son beklerken; her şey olması gerekenden daha kolay, daha ani, ve genellikle hikayeyle alakası olmayan bir unsur sayesinde çözülür.
 
Aşağıdaki olası hikaye örnekleri, “Deus Ex Machina” kavramına verilebilecek iki örnek olarak sunulabilir:

Örnek:

 
Ahmet ve Ayşe evlerine gelen haciz memurunu ertesi gün borçlarını ödeyeceklerini söyleyerek ikna ederler. Ancak devlete olan borçları tek maddi sıkıntıları değildir. Önceden kredi aldıkları banka sürekli son ödeme tarihinin geçtiğini hatırlatmaya başlamış, daha da kötüsü, kendilerine borç veren ve karanlık bir adam olan İhsan Bey evlerine tehdit mektupları yollamıştır.

Ahmet ve Ayşe tek çözümün kaçmak olduğuna karar verir, ancak İhsan Bey’in adamları onları bulur ve Ayşe’yi götürür: Ahmet iki gün içinde parayı ödemezse eşi öldürülecektir. Ahmet çaresizlikle bankaya gider, ancak burada yeniden borç para bulmak bir yana, üç gün içinde ödemesini yapmadığı takdirde tutuklanacağını öğrenir. Büyük bir umutsuzluk içinde eve giden Ahmet elini paltosunun cebine attığında bir piyango bileti bulur. Çaresizlikle sayıları kontrol eder ve kazandığını görür! Parasını alıp hem Ayşe’yi kurtarır, hem de bütün borçlarını tek seferde öder.

Örnek
 
Mert bir gece arkadaşlarıyla eğlenmek için dışarı çıkar. Fakat gittikleri yerde bir başka grupla kavga ederler. Bu kavga bir anda büyür ve Mert’in bir arkadaşı yaralanır. Bir taraftan onu hastaneye götürmeye çalışırken, diğer taraftan bulundukları yere gelen polislere dertlerini anlatmaya uğraşırlar. Polis oralı olmaz ve Mert’i tutuklar.

Bu durumu ailesine nasıl açıklayacağını, geleceğinin nasıl etkileneceğini düşünen Mert, kendisine hapisten kaçmayı teklif eden arkadaşlarına uyar ve bir anlık boşluktan faydalanıp dışarı çıkarlar. Henüz karakoldan uzaklaşamadan, polislerin megafonlarla anons yaptıklarını duyarlar. Ancak en büyük dertleri bu değildir. Tartıştıkları insanlar, ellerinde sopalarla onları kovalamaya başlamıştır. Mert hızla koşarken ayağı takılır, düşer, ve bir sopa kafasına doğru iner.

Tam bu sırada, Mert çalan alarmının sesiyle uyanır ve giyinip okula gider.  

Bu iki örnekte de, anlatılan hikayelerin finalleri anlatılan konunun akışından bağımsız, bir anda ortaya çıkan, yapay sonuçlar olarak değerlendirilebilir. İlk hikayedeki piyango bileti, ikinci hikayede her şeyin bir rüya çıkması, anlatılarda her şeyi bir anda çözen “makineden tanrılar”dır.
 
Edebi bir öğe olarak “deus ex machina” kullanan edebiyat eserleri, Antik Yunan’dan beri eleştirilmiştir. Zira bu tarz çözümler üretmek, yazarın hikayeyi yeteri kadar düşünmeden planladığını, bir noktadan sonra tıkandığını, her şeyin tuhaf ve okuyucuyu tatmin etmeyecek bir şekilde sonuçlandırıldığını gösterir.
 
Günümüzde de, böyle kullanımlar eleştirilse de, zaman zaman mizahi amaçlarla “deus ex machina” bilinçli olarak kullanılabilmektedir.
 
Bu kavrama benzer bir kullanım için, edebiyatta tesadüfler konulu yazımıza göz atabilirsiniz.

 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı