Motif

Tekrarlanan ögelerin yarattığı bir desen, "motif" kavramını anlamak açısından faydalı olabilir. 
 
En yaygın olarak kullanılan edebi teknikler arasında yer alan “motif”, bir eserde yazar tarafından bilinçli olarak tekrarlanarak kurguyu güçlendirmesi amaçlanan ögeler şeklinde tanımlanabilir.
 
Motifi diğer edebi tekniklerden ayırmak için kullanabileceğiniz anahtar kelime “tekrar” kelimesidir. Bir metinde, belli aralıklarla birçok kez karşınıza çıkan ve kurgu üzerinde belli bir etkisi olduğu hissedilen ögeler, motif kavramı ile değerlendirilebilir.
 
Motifler, karşımıza pek çok şekilde çıkabilir. Bir karakterin her gün yaptığı bir hareket, her gün karşısına çıkan bir şey, sık sık tekrarlanan bir duvar yazısı, tekrar tekrar vurgulanan bir sembol ve benzeri ögeler basit motif örnekleri olabileceği gibi, birkaç ögenin bir araya getirilerek kullanılması da daha kompleks motiflerin yaratılmasını mümkün kılabilir.
 
Bu kavram ile yapılabilecek şeyler, yazarların hayal gücü ile sınırlı olduğundan, açıklamaları tanımlar değil, örnekler üzerinden yapmak daha faydalı olacaktır.


 

Örnek 1:
 
Roman, tekdüze, sıkıcı bir işte çalışan Ahmet isimli bir karakteri konu alır. Ahmet, işinden ve hayatından memnun değildir, ancak sabit bir geliri ve düzenli bir hayatı olduğu bir değişiklik yapmaya cesaret edemez. Roman boyunca işe yürüyerek giden Ahmet, bir dükkanın vitrininde duran pahalı bir fotoğraf makinesini görür.
 
Ahmet’in her sabah düzenli olarak gördüğü bu makine ile ilgili düşünceleri romanda okuyucuya aktarılır, ancak asıl konu işte yaşananlarla alakalıdır. Ahmet zaman zaman bu makineyi satın almayı düşünür, zaman zaman parasına kıyamaz, zaman zaman da her şeyi bırakıp profesyonel bir fotoğrafçı olmayı düşünür. Roman, Ahmet’in işinde yaşadıklarına ve genel mutsuzluklarına yoğunlaşırken, hem bir sembol, hem de bir motif olarak kullanılan bu fotoğraf makinesi, onun gerçek isteklerini, hayallerini ve korkularını okuyuculara sık sık hatırlatan bir öge olarak kullanılır.

Bu örnekte, Ahmet’in gördüğü fotoğraf makinesi basit bir motif örneği olarak gösterilebilir. 

Yukarıda da belirtildiği gibi, edebiyatta karşımıza çıkan motifler her zaman tek bir kurgu öğesinden oluşmaz. Zaman zaman farklı ögelerin bir araya getirilmesi de bir motif olarak kullanılabilir.
 
Örnek 2:
 
Roman, on beş günlük bir süreyi konu alır. Günler değiştikçe, yazar okuyuculara konu aldığı günün hava durumu ile ilgili bir paragraflık bilgiler verir. Bu bilgiler, romanın ana karakterinin iç dünyası ile doğru orantılıdır. Ana karakter mutlu olduğunda hava güzel ve sıcak, mutsuz olduğunda yağmurlu, içinde bir sıkıntı hissettiğinde sislidir.
 
Yazar, bu şekilde hava durumu ile ana karakterinin iç dünyasını birlikte kullanarak bir motif yaratmış olur.
 
Bu klişe örnek, rahat anlaşılabilecek olsa da, gerçek bir edebiyat eserinde kullanılan bir örneği hatırlamak daha esprili olabilir.
 
Örnek 3
 
Dostoyevski’nin belki de en meşhur romanı olan Suç ve Ceza’da, ana karakter Raskolnikov’un iç dünyası oldukça ön plandadır. Raskolnikov, St. Petersburg şehrinde yürürken, sık sık şehrin köprülerinden geçer.
 
Dostoyevski, bu köprüleri Raskolnikov’un iç dünyasının bir yansıması olarak kullanır. Ana karakterin köprülerden geçtiği sahneler, aynı zamanda onun psikolojisindeki değişimleri, geçişleri de sembolize eder.
 
Bu bağlamda, köprüler ile Raskolnikov’un iç dünyası, iki öğenin bir araya getirilmesi ile oluşturulan bir motif olarak okunabilir.
 

Tıpkı motif olarak kullanılabilecek şeylerin yazarın hayal gücüyle sınırlı olması gibi, bu motiflerin nasıl kullanıldığı da değişebilir. Buna verebileceğimiz basit bir örnek, oluşturulan bir motifin “bozulması” veya “farklı şekilde” gerçekleşmesi ile yaşanan değişikliğe dikkat çekmek olabilir.​
 
Örnek 4
 
Rıfat Ilgaz’ın Karartma Geceleri romanında, ana karakter Mustafa Ural hakkında tutuklanma kararı çıkmış bir şairdir. Farklı yerlerde saklanarak polisten kaçan Mustafa Ural, dışarı çıkmadan önce “Birinci Şube’ye gidip teslim olmaya karar verdiğini” ufak bir kağıt parçasına yazıp cebine koyar. Amacı, polis tarafından yakalandığı takdirde iyi niyetli olduğunu kanıtlayabilmektir.
 
Romanın sonunda, yaşanan siyasi gelişmeler Mustafa Ural’ın suçlanmasına sebep olan politik görüşün itibar kaybetmesi sağlar. Eser boyunca notunu son derece duygusuz, tek bir cümle olarak yazan Mustafa Ural, gerçekten yakalanmadan önceki son notunda daha iddialı, daha güçlü cümleler yazar.
 
 
Bu örnekte motif, Mustafa Ural’ın bir “kaçak” olduğunu bize düzenli olarak hatırlatan nottur. Yazar, romanın sonunda değişenleri vurgulamak için not ile yarattığı rutini farklı bir şekilde yeniden kullanır.

Verilebilecek bir başka örnek ise, Yusuf Atılgan’ın “Aylak Adam” romanında kullanılan motiftir.
 
Örnek 6
 
Romanın başından itibaren, romanın ana karakteri olan C.’nin kulağını kaşıması bir motif olarak kullanılır. Romanın sonlarına kadar fazla bir açıklama sunulmadan devam eden bu tik, C.’nin sevgilisi Ayşe’ye babası ile yaşadıklarını anlatana kadar devam eder.
 
Babasıyla arasında kötü bir ilişki olan C., hayatının bir noktasında ondan ciddi bir dayak yer, ve bu dayaktan sonra kulağı yırtılır. Günlerce sargıda kalan kulağı iyileştikten sonra, yarasının bulunduğu yer günlerce kaşınır. Bu bilginin okuyucuya sunulması ile, kulak kaşıma hareketi de anlam kazanır: Tiki, C.’nin babasıyla ilişkisinin, bu ilişkinin etkilerinin ve C.’nin karakter özelliklerinin önemli bir yansımasıdır.

Burada Yusuf Atılgan’ın kullandığı “kulak kaşıma motifi”, sebebinin detaylı açıklanmasından sonra C.’yi daha karmaşık, daha gerçekçi bir karakter haline getiren önemli bir kurgu ögesi olarak kullanılır.
 
Elbette, pek çok “edebi” teknik gibi, motifler de sanatın farklı alanlarında ve popüler kültürde karşımıza çıkabilir. Yine “motifin bozulması” mantığı üzerinden verilebilecek bir örnek, Christopher Nolan’ın Inception filmidir.
  
Örnek 7

Rüyaların ön plana çıkarıldığı film boyunca, ana karakter Dom Cobb rüyada olup olmadığını anlamak için bir topaç kullanır. Genellikle uyanık olduğu sahnelerde kullanılan bu topaç, döndükten kısa bir sonra, fizik kurallarına uygun bir şekilde yavaşlayıp düştüğünde, Dom Cobb rüya görmediğinden emin olur.
 
Filmin sonunda, hikaye mutlu bir şekilde sonuçlanmış gibi gözükür. Cobb, cebindeki topacı bir masa üzerinde çevirip sahnenin dışına doğru ilerler. Topaç, bir an için yavaşlıyor gibi gözükse de dönmeye devam eder, ve film, topacın düşüp düşmediği anlaşılamadan, ucu açık bir son ile sona erer.

 
Bu son örnekte, kullanılan motif, bize filmin temel kurgusu olan “rüya – gerçek” ikilemini hatırlatan topaçtır. Filmin sonunda bu topacın düşmemesi, yani yaşanan sahnenin rüya mı, gerçek mi olduğunun tam olarak anlaşılamaması, bu motifin kurguyu ve filmin sonunu daha etkileyici hale getirmek için kullanılmasına iyi bir örnek olarak gösterilebilir. 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı