Sanat için Sanat


Sanat eserleri üretmenin ve bu üretilen sanat eserlerini değerlendirmenin pek çok farklı yolu olabilir. Özellikle ülkemizde, edebiyat derslerinin değişmez kavramları olan “toplum için sanat” ve “sanat için sanat”, bunlar arasındaki en meşhurları sayılabilir.
 
Bu yazıda, genelde “ezberlenen” ve belli açılardan yanlış anlaşılan “sanat için sanat” kavramını basite indirgeyerek açıklamaya çalışacağız. Bu kavram, çeşitli kaynaklarda karşınıza “Sanat, sanat içindir” sloganıyla da çıkabilir.
 

Sanat için sanat ve toplum için sanat kavramları ayrı ayrı değerlendirilebilir, ancak bunların birbiriyle ilişkisini görebilmek, ikisini de daha iyi anlamayı sağlayacaktır. Bu nedenle, bu yazıyı “Toplum için Sanat” yazısıyla birlikte okuyabilirsiniz.  
 
Fransızca “l’art pour l’art” sloganından Türkçeye çevrilen “sanat için sanat” kavramı, sanat eserlerinin yalnızca “sanat için” üretilmesini ve yalnızca sanatsal açıdan değerlendirilmesini savunur.


"Sanat için sanat" söylemini ortaya atan ilk sanatçılardan Théophile Gautier
 
Bu sanat anlayışına göre, bir eserin değindiği toplumsal konuların, etik değerlerin, halka kazandırdıklarının bir önemi yoktur: Sanatçı, bu konularla ilgilenmek zorunda değildir ve bir sanat eserinin, sanatsal kriterler açısından başarılı olması yeterlidir. Sanat için Sanat düşüncesini radikal bir şekilde savunanlar, “gerçek sanat”ın tüm bu konulardan bağımsız olması gerektiğine, yalnızca form, teknik, estetik gibi açılardan başarılı olması gerektiğine inanırlar.
 
“Sanat için sanat” anlayışıyla yazılan bir şiir, bu açıdan en aydınlatıcı örnek olabilir. Bu yaklaşıma göre, bir şiiri başarılı yapan unsurlar ses bütünlüğü, kafiyeler, hece uyumu gibi “teknik” özelliklerdir. Eğer bir şiir, okuyan kişiyi estetik açıdan tatmin ediyorsa, bu başarılı bir şiirdir: Merkeze konulan konunun ne olduğu önemli değildir. Bu ifade daha da basitleştirilebilir: Bir şiir okunduğunda, kulağınıza hoş geliyorsa, o şiir başarılı olarak kabul edilir.
 
Aynı şekilde, bir resmi başarılı yapan da estetik güzelliğidir. Renklerin uyumu, formu, sanatçının tekniği ve resmedilen sahne, resme bakanları görsel anlamda etkiliyorsa, bu resim başarılı bir sanat eseri olarak kabul edilir. Eserin içerik olarak hangi konuya değindiği, yine, fazla önem taşımaz.
 
Bu anlayışı benimseyen sanatçılar, sanatın kendi içinde önemli ve değerli bir şey olduğuna, kendisini herhangi başka bir açıdan savunması gerekmediğine inanırlar. Bu nedenle, bir sanat eseri üretirken önemli olan da bu sanatsal gereklilikleri yerine getirmek, bu açılardan yaratıcı ve başarılı olmaktır.
 
“Sanat için sanat” kavramı, aynı zamanda bir değerlendirme kıstası olarak da kullanılabilir. Bir yazar, son derece önemli toplumsal konulara değinen bir roman yazabilir, ancak romanda teknik sıkıntılar, örneğin bozuk cümleler, tek boyutlu karakterler, tam açıklanmayan olaylar ve benzeri unsurlar varsa, bu roman başarılı bir eser olarak değerlendirilemez.
 
Tahmin edebileceğiniz gibi, bu düşünce tarzını eleştirenler, “sanat için sanat” anlayışının toplumdan fazla kopuk olduğunu, ve içinde üretildikleri topluma hiçbir şey kazandırmadığını savunurlar. Bu eleştirilere göre, bu tarz eserlerde estetik ve form kaygısı o kadar ön plandadır ki, sanatçıların ifade ettiği şeyler toplumun büyük kısmı için önemsiz konulardır.
 
Sanat için sanat anlayışını daha net olarak görmek için bu konudaki videomuza göz atabilir, Sanat için Sanat anlayışını benimseyenlerin bu eleştirilere nasıl cevap verdiğini görmek için, Toplum için Sanat yazımızda görebilirsiniz.

 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı