Semboller




Kurukafa, edebiyat, sanat ve popüler kültürde en çok karşımıza çıkan sembollerden bir tanesidir. Kurukafa sembolü evrensel olarak ölümü çağrıştırır.


Edebiyat ve sanat eserlerinde sembol, karşımıza bir şey, örneğin bir obje olarak çıkan, ama aslında başka bir şeyi temsil eden öğelerdir. Semboller, bir anlatıyı zenginleştirmek, renklendirmek, edebi veya sanatsal boyutu daha güçlü hale getirmek, ve zaman zaman, verilmek istenen mesajları eserin daha derin katmanları içine saklamak için kullanılır.
 
Semboller, genellikle anlatıların içine “gizlenir” ve bu anlatı içinde bir anlam kazanırlar. Belli boyutlarıyla bu anlatı içindeki başka öğelerle bağlantısı kurulabilecek şeyler, yazarlar tarafından sembol olarak kullanılabilir. Edebiyat eserleri, genellikle sembollerin tam olarak neyi ifade ettiğini açık bir şekilde belirtmezler, ancak okuyucuya bu bağlantıları kurabilmeleri için yeterli bilgiyi vermeye çalışırlar.
 
İyi ve basit bir sembol örneği için, on beş yaşında bir ana karakteri konu alan hayali bir roman düşünebiliriz.
 

Örnek:
 
On beş yaşındaki kahramanımız okuldan ayrılıp para kazanmaya karar verir ve çalışkanlığı, hırsı ve zekası sayesinde çok başarılı olur.

Roman boyunca, odasına her girdiğinde, penceresinin kenarında oyuncak bir kamyon olduğunu görürüz ve birkaç noktada, tüm yetişkin tavırlarına rağmen, bu oyuncağını çok sevdiğini anlarız.

Hikayenin sonunda “iş hayatında” yaşadıkları nedeniyle daha olgun, daha ciddi ve daha sert bir kişi haline gelen karakterimiz ailesinden ayrı bir eve taşınmaya karar verir. Fakat taşınma sırasında, bu oyuncak kamyon yanlışlıkla kırılır.

 

Bu hayali hikayede, ana karakterimizin oyuncak kamyonu bir sembol olarak kullanılır. Bir obje olarak hikayede bulunmasının bir değeri yoktur, hikayede kullanılmaz, oynanmaz, yalnızca odada durur. Romanın sonunda, artık başka bir adam haline gelmiş ana karakterimiz evinden taşınırken, oyuncağı da kırılır. Bir anlamda bu oyuncak, genç iş adamımızın artık geride bıraktığı çocukluğunu temsil etmektedir. Hikaye tamamlandığında artık bir çocuk olmadığı için, oyuncağı da kırılır.
 
Semboller, sık sık bir obje olarak kurgulandıkları halde, her zaman somut bir nesne olmak zorunda değildir. Örneğin, Türk Edebiyatı’nın önemli romanlarından Çalıkuşu’nda, romanın ismi ana karakter Feride’ye verilen takma isimden gelir. “Çalıkuşu” ismi, sürekli ağaçlara çıkan, hareketli, özgür ruhlu bir kız olan Feride’nin karakterini temsil eden bir sembol niteliğindedir.
 


Benzetme, Metafor, Sembol ve Alegori kavramları arasındaki ilişki zaman zaman kafa karışıklığı yaratabilir. Bu kavramların hepsini bir arada ele alan bir yazı için buraya bakabilirsiniz.
 

 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı