Tamamlanmamış Roman

Tamamlanmamış roman ifadesi, büyük ölçüde kendi kendisini açıklayan bir kavram olduğu için, çoğu zaman detaylı olarak analiz edilmez. Bir yazar, bir roman yazmaya başlar ve bir noktadan sonra ya kendi tercihiyle, ya da kendi kontrolü dışında bir sebeple bu romanı yarım bırakır.  
 
Bunun, aşağıdaki görselde görebileceğiniz gibi, pek çok farklı sebebi olabilir.
 

Edebiyat eserlerinin yarım kalmasının en önemli sebebi olarak yazarların kitaplarını tamamlayamadan hayatını kaybetmesi gösterilebilir. Bu romanlar, özellikle söz konusu olan tanınmış yazarlar olduğunda yazarların akrabaları veya yayıncıları tarafından elden geçirilip okuyuculara sunulabilir. Örneğin, Türk Edebiyatı’nda Yusuf Atılgan, Oğuz Atay, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi pek çok önemli yazarın hayatlarını kaybettikleri için yayımlayamadıkları eserleri bulunur.
 


Oğuz Atay'ın tamamlanmamış romanı "Eylembilim"
 
Tamamlanmamış romanların çoğu zaman böyle bir sebeple “tamamlanmamış” olması, bu kavramı da zaman zaman olduğundan daha basit bir kavram gibi gösterebilir. Zira bu tür romanlar, yalnızca “Yazar birinci bölümü, ikinci bölümü, üçüncü bölümü yazdı; dördüncüyü yazamadan hayatını kaybetti,” mantığı ile açıklanamaz.
 
Bir romanın bitirilmemiş olması, yazar tarafından yayınlanacak şekilde tekrar gözden geçirilmediği, ekleme ve değişikliklerin yapılmadığı, yazarın kendisi tarafından, bilinçli bir şekilde baştan sona tekrar okunmadığı anlamına da gelir. Böyle romanları değerlendirirken, “yazılmamış” bölümler kadar; değiştirilmemiş, üzerinden geçilmemiş, tekrar yazılmamış, hatta eserden çıkarılmasına karar verilmemiş bölümleri de düşünmek gerekir.
 
Aynı şekilde, “tamamlanmama” ifadesini yalnızca olay örgüsü açısından kullanırken de bunun sadece doğrusal bir şekilde düşünülmemesi gerekir. Örneğin, Franz Kafka Dava romanını yazarken romanın ilk ve son bölümlerini bir arada yazmıştır. Dolayısıyla romanın belirli bir başı ve belirli bir sonu vardır. Ancak yazar, romanı tamamlamaktan vazgeçtiği için, kitabın “aradaki” bölümleri yarım kalmıştır. Romanın başı ve sonu bulunmasına karşın, ortadaki bölümlerde değinilmeyen, eksik bırakılan pek çok nokta bulunur.
 
Tamamlanmamış romanlar genellikle hayatlarını kaybetmiş meşhur yazarlardan son bir eser okuma amacıyla yayımlanır. Bunlar çeşitli açılardan “eksik” kitaplar olduğu için, genellikle yazarların en önemli eserleri olarak görülmez, hatta tamamlanmış eserlerinden de ayrı tutulur.
 
 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romancılığından söz ederken, yazarın tamamlamadığı bir eser olan Aydaki Kadın çoğu zaman fazla ön plana çıkarılmaz.
 
Yine de, edebiyattaki kavramlarda her zaman olduğu gibi, bunun da yalnızca bir genelleme olduğu unutulmamalıdır. Tamamlanmamış olsa bile, bazı romanlar yalnızca yazarlar üzerinde değil, genel olarak edebiyat üzerinde fazlasıyla etkili olabilir.
 
Örneğin yukarıda da bahsettiğimiz Franz Kafka, yazdığı romanların hiçbirisini gerçek anlamda tamamlamamış, hatta yaygın olarak bilindiği gibi, yazdığı her şeyin ölümünden sonra yakılmasını istemiştir. Buna karşın, yazarın tamamlanmamış romanları, bu türün yazılmış en önemli örnekleri arasında değerlendirilir.  
 
Hem Kafka’nın eserleri, hem de Türk ve Dünya Edebiyatı’ndan daha fazla tamamlanmamış roman örneği için, aşağıdaki listemize göz atabilirsiniz:

Türk ve Dünya Edebiyatından 8 Tamamlanmamış Roman

Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı


Hiciv