Esir Şehrin İnsanları Kemal Tahir

Özet
Detaylı Özet
Ana Hatlar



II. Abdülhamid döneminin zengin paşalarından biri olan Selim Paşa’nın oğlu Kamil Bey, I. Dünya Savaşı’nın ardından karısı Nermin ve kızı Ayşe ile Avrupa’dan İstanbul’a döner. Eski zenginliğini kaybettiği için bir süre Nermin’in halasının evinde kalan Kamil, buradaki hayata dayanamayarak Bağlarbaşı’nda sahip oldukları bir konağı yıktırır ve buradan çıkan kullanılabilir malzemeleri satarak kazandığı parayla konağın selamlığını onararak orada yaşamaya başlar.
 
İşgal altındaki İstanbul’da hayata alışmaya çalışan Kamil Bey, önce çocukluk arkadaşı Fuat Bey’in yardımıyla ayakta durur, daha sonra da okul arkadaşı Ahmet’in teklifi ile Karadayı adlı bir gazetede çalışmaya başlar. Fakat, bir başka okul arkadaşı İhsan ve karısı Nedime Hanım’ın çıkarttığı Karadayı, Anadolu’daki direniş hareketini destekleyen bir yayındır ve İhsan bu gazeteyi çıkarttığı için hapse atılmıştır.
 
Özellikle kocasının hapse girmesinden sonra tüm gücüyle bu gazeteyi çıkartmaya çalışan Nedime Hanım’a duyduğu hayranlık nedeniyle Kamil Bey, daha önce hiç böyle konularla ilgilenmemiş olmasına karşın ciddi bir vatanseverlik duygusu hissetmeye başlar ve yaptığı işi sadece bir gelir kaynağı olarak görmeyi bırakır.
 
İlk olarak Karadayı’da sadece gazetecilik ile ilgilenen Kamil Bey, daha sonra Kuvayı Milliye hareketine aktif olarak katkıda bulunmaya başlar. Bir gemi dolusu cephanenin Anadolu’ya gönderilmesini sağladıktan sonra, Nedime Hanım ve birlikte çalıştığı diğer insanları ikna ederek düşmanın saldırı planlarını Anadolu’ya ulaştırma işini üstlenir.
 
Bu görev sırasında suçüstü yakalanan Kamil Bey, gözaltına alınır, fakat babasının paşa olması nedeniyle kendisine iyi davranılır. Pek çok subayın ikna çabalarına karşın hamile olan Nedime Hanım’ı suçlamayı kabul etmeyen, onun suçsuz olduğu konusunda ısrarcı olan Kamil Bey, artık bir hapis hayatı yaşamaktadır.
 
Paşaların yanı sıra karısı Nermin ve diğer akrabaları da onu ikna etmeye çalışır, fakat bu noktada Kamil Bey hem Kuvayı Milliye’ye, hem de Nedime Hanım’a karşı büyük bir inanç duymaya başlamıştır.  
 
Mahkemenin sonunda, Kamil Bey ile birlikte tutuklanan Ramiz Bey beraat eder, fakat Kamil Bey Nedime Hanım’ı suçlamaya yanaşmadığı için yedi yıl ceza alır. Roman, Kamil Bey’in yalnız kaldığı hücresine dönmesi ve yedi yıl burada yaşayacağını düşünmesi ile sona erer.

 


Birinci Bölüm – Esir İstanbul
 
Bölüm 1
 
II. Abdülhamit devrinin zengin paşalarından Selim Paşa’nın oğlu Kamil Bey, I. Dünya Savaşı yılları sırasında kaldığı Avrupa’dan para sıkıntısı nedeniyle Osmanlı Devleti’ne geri döner. Karısı Nermin ve kızı Ayşe ile bindiği gemide, son dönemin gelişmeleri konuşulur. Anadolu’daki direniş hareketi ve Bolşeviklerin Rusya’yı kontrol altına alması tartışılırken, Kamil Bey’in tek derdi İstanbul’da işlerini nasıl bulacağı, nasıl geçineceği ve ailesini nasıl rahat ettireceği sorularıdır.
 
Bölüm 2
 
Kamil Bey, bir dergide savaşı kaybetmiş olmanın getirdiği utanca ve öfkeye dayanamayan Mehmet Ali adlı askerin, Albay Şevket Bey’e yazdığı uzunca bir intihar mektubunu okur. Memleketin işgal edilmesine, Türklere yapılan haksızlıklara ve insanların tepkisizliğine dayanamayan Mehmet Ali, kendisini vurarak intihar etmiştir.
 
Romanda memleket meseleleri ile ilk kez bu mektubu okurken ilgilenen Kamil Bey, Nermin’in halası ve eniştesinin Niştantaşı’ndaki evine gider, fakat burada bir türlü rahat edemez. Enişte İbrahim Bey’in evine gelen batı özentisi büyükelçiden, sürekli ona Musul’daki topraklarını sattırmaya çalışan İngiliz subayı Henri Dikson’dan ve bu yönde ısrarları güçlendiren İbrahim Bey ve kızı Sabriye’den fazlasıyla sıkılır. Özellikle bir barda Sabriye’nin sarhoş olup kendisini baştan çıkartmaya çalışmasının ardından, artık bu evde barınamayacağını anlar ve Bağlarbaşı’nda harap halde bulunan bir aile köşkünü hatırlar.
 
Bölüm 3
 
Fakat, daha babası Selim Paşa hayattayken bile harabeden hallice olan bu köşk, içinde yaşanılabilecek durumda değildir. İbrahim Bey’in evinden ayrılmaya kesin kararlı olan Kamil Bey,  yine de bu evi ziyaret eder ve bu ziyareti sırasında çocukluk arkadaşı Fuat Bey ile karşılaşır.
 
Fuat Bey de, tıpkı Kamil Bey gibi, gençliklerinin zenginlik günlerinden çok uzaktadır, mütevazi bir şekilde yaşamakta ve tasavvuf ile ilgilenmektedir. Mahallede bir derviş gibi yaşayan Fuat Bey, Kamil Bey’e yardımcı olur ve onun bulduğu adamlar sayesinde köşk yıkılır, buradan çıkan kullanılabilir malzemelerin satışıyla kazanılan para sayesinde köşkün selamlığı tamir edilir. Kamil Bey ve ailesi bundan böyle burada yaşayacaktır.
 
Nermin bu gelişmeden çok memnun olmasa da, köşkün büyük bahçesi nedeniyle Ayşe bu yeni evlerinde çok mutlu olur. Henüz bir işi olmayan Kamil Bey, vaktini Ayşe ile bahçede çalışarak ve arkadaşı Fuat Bey ile konuşarak geçirir, onun geçmişini; bir İtalyan kadınla evlenip, çocuk sahibi olduğunu, fakat İtalya’da yaşayan kızını fazla tanımadığını öğrenir.
 
Bölüm 4
 
Dördüncü bölüm, 16 Mart 1920 günü, İngilizlerin İstanbul’u resmi olarak işgal etmesiyle başlar. Bu gelişme pek çok kesimi sinirlendirse de, bazıları öfkelerini İngilizlere, bazıları ise İngilizlerin bu işe kalkışmasına neden olduğu düşünülen Anadolu hareketine yöneltir.


Beyoğlu'nda İngiliz Birlikleri
 
Bu sırada havaların ısınmasıyla bahçede eskisi gibi rahat çalışamamaya başlayan Kamil Bey, yavaş yavaş günlük hayata atılmaya başlar. Henüz bir iş bulamamış olsa da, çarşıya, pazara gitmek gibi daha önceden hiç yapmadığı işler yapar, bir “paşa oğlu” olarak halkın arasına karışmaya çalışır.
 
Kamil Bey’in hayatında bir başka önemli değişiklik, Düzce’de isyancıların bir tümeni esir almalarıyla gerçekleşir. Bu gelişmenin ardından dervişliğe sığınmanın anlamsız olduğuna karar veren Fuat Bey, Anadolu’ya geçip milli mücadeleye katılmaya karar verir ve gitmeden Kamil Bey’e 1200 lira borç bırakır.
 
Bu parayla eli biraz rahatlayan Kamil Bey, iş bulmaya çalışmak yerine kendini hobilerine verir. Yıllardır kafasında olan bir projeye, Don Kişot’u Türkçe’ye çevirme işine başlar, fakat bunu yarım bırakır. Daha sonra evde resimler yapmaya başlar.
 
Aynı süre içinde evden dışarı çıkan, mahalle kahvesine gidip gelmeye başlayan Kamil Bey, burada Anadolu’daki mücadele hakkında düşünceleri de daha iyi takip etmeye başlar. Halkın içinde bir kesim bu mücadeleyi desteklerken, bir diğer kesim Kuvayı Milliye karşıtı Ali Kemal ve gazetesi Peyam Sabah’ı okumakta ve bu harekete karşı çıkmaktadır.
 
Fuat Bey’in bıraktığı para azalınca, Kamil Bey bir yerlerden gelir bulabilme umuduyla avukatına ulaşır. Ailesinden kalan belgeleri karıştırıp, bunlar arasında işe yarar bir şey bulamayan Kamil Bey, daha sonra bütün belgeleri alıp avukata bırakır ve ondan kendisine bir çıkış yolu bulmasını rica eder.
 
 
Bölüm 5
 
Kamil Bey ve avukatı, Mayıs ortasında bir gün icradaki dosyalara bakmak için Adliye’ye giderler. Kamil Bey, toz içinde, çökmüş bir halde bulunan Adliye Nezareti’nin, Osmanlı Devleti’nin durumuna benzediğini düşünür. Adliye’de bulundukları sırada, Kuvayı Milliye’ye yardım etmekten dolayı beş yıl hapis cezasına çarptırılmış olan Suat Bey ile Fahriye Hanım’ın boşanma davasını takip ederler.
 
Adliyeden çıktıktan sonra Kamil Bey, tramvay beklerken Galatasaray Lisesi’nden okul arkadaşı Ahmet ile karşılaşır. Ahmet ona bir başka okul arkadaşları İhsan’la gazete çıkarttıklarını, İhsan’ın hapiste olduğunu, gazete işlerini kendisinin ve İhsan’ın karısı Nedime Hanım’ın yürüttüğünü anlatır, daha sonra da Kamil Bey’e iş teklif eder.
 
İhsan’ın hapse atılmasının sebebi, çıkarttıkları Karadayı gazetesinin Kuvayı Milliye hareketini desteklemesidir. Ahmet ona kendisini bu işlere karıştırmayacaklarını, onun yalnızca gazetecilik kısmıyla ilgilenip, yazılar yazacağını garanti eder. Bunun ardından hapishanede İhsan’ı ziyaret ederler, burada Abdullah Ağa adlı bir mahkumun hapse girme hikayesini dinlerler.
 
Bölüm, Kamil Bey’in yeni işi nedeniyle heyecanlı bir şekilde evine dönmesi ile sona erer.
 
Bölüm 6
 
Kamil Bey, yıllar önce İsviçre’de gezdiği bir gazete bürosunu hatırlar. Buradaki düzenli, planlı işleyiş, onu Karadayı’nın ofisi hakkında da heyecanlandırır, keyifli ve güzel bir ofiste çalışacağı için mutluluk duyar.
 
Fakat, Bab-ı Ali’deki ofisi görünce büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Nedime Hanım’la tanıştıktan sonra, bu ofisi adam etmeye karar veren Kamil Bey, hem evinden birkaç parça eşya getirir, hem de antika bir Buda heykelini satarak biraz para bulur, ofisi düzenli ve çalışılabilecek bir yer haline getirir.
 
Kamil Bey Karadayı’daki ilk günlerinde hem şair ve yazarlarla, hem de gazetelerinin basım ve dağıtımı ile uğraşan kişilerle tanışır ve ofiste tanınan, güvenilen biri haline gelir. Fakat onun üzerinde en büyük tesiri yapan Nedime Hanım’dır. Hamile olmasına ve kocasının hapse düşmüş olmasına rağmen, tek başına ofise gelip bu gazeteyi çıkaran, vatanı için mücadele eden Nedime Hanım, Kamil Bey’i derinden etkiler.
 
Bölüm 7
 
Yedinci bölüm, Nedime Hanım’ın Kamil Bey’i evinde ziyaret etmesiyle açılır. Ayşe ile oynayan, Nermin Hanım ile sohbet eden ve Kamil Bey’in resimlerine büyük ilgi gösteren Nedime Hanım, Kamil Bey üzerindeki etkisini arttırır. Fakat Nermin Nedime Hanım’dan o kadar etkilenmemiş, onun ziyareti sırasında fazlasıyla sıkılmıştır.
 
Bu sırada gazetede de olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. Başlarda Bab-ı Ali’nde fazla ciddiye alınmayan Karadayı, zamanla Kamil Bey ve Nedime Hanım’ın özverisi ile sevilen bir gazete haline gelir, pek çok ünlü yazar ve şair buraya uğramaya başlar. Nedime Hanım, bu yazarlardan biri olan Ahmet Rasim’in, parasızlık günlerinde yaşadığı bir hikayeyi Kamil Bey’e anlatır.
 
Bütün pozitif gelişmelere karşın, bölüm olumsuz bir gelişme ile sona erer. İhsan’ın hapse atılmasına neden olan Karadayı gazetesinde çalışan Kamil Bey de, artık sivil polisler tarafından takip edilmektedir.
 
İkinci Bölüm – Bulanık Su
 
Bölüm 1
 
Romanın ikinci bölümü, Kamil Bey’in Anadolu’daki mücadeleyle daha yakından ilgilenmeye başlamasını aktarır. Nedime Hanım’ın bu mücadele uğruna ailelerini, hayatlarını, namuslarını kaybeden insanların hikayesini anlatması ve özellikle en çok güvendiği insanlardan biri olan Niyazi Ağabey’in başından geçenleri aktarması, bölümün en önemli kısımlarını oluşturur.
 
Kamil Bey de git gide bu mücadeleye daha derinden bağlanırken, Niyazi Efendi Karadayı ofisine gelip I. İnönü Zaferi’nin haberini verir.
 
Bölüm 2
 
Bir önceki bölümdeki iyi habere rağmen, ikinci bölüm yine Karadayı ekibi için hüsranla başlar. Ofise umutsuz bir şekilde gelen Ahmet, bir gemi dolusu cephaneyi Ankara’ya yollamak için 11.000 liraya anlaştıklarını, fakat fiyatın son anda 50.000 liraya çıktığını söyler. Şimdi ya 39.000 lira bulunacak, ya da tüm cephane boşa gidecektir.
 
Kamil, Nedime Hanım ve Ahmet kara kara ne yapacaklarını düşünürken, Kamil vapurun sahibi olan şirketin Fransız direktörünü tanıdığını fark eder. Ahmet ile birlikte direktörün yanına gittiklerinde, vapurun asıl fiyatının 10.000 lira olduğunu, diğer bütün masrafların kendilerini kazıklamaya çalışan Rozalti adlı bir çalışan tarafından uydurulduğunu anlarlar.
 
Fransız direktör vatanlarını savunmaya çalışan bu insanlara hak verir ve vapurun 10.000 liraya hareket edeceğini söyler. Bölüm, sevinçten bitkin düşen Niyazi ile Kamil Bey’in birlikte Karadayı ofisinden çıkması ile sona erer.
 
Bölüm 3
 
Kamil Bey, hamile olan Nedime Hanım’ı sancıları nedeniyle eve gönderir ve Karadayı ofisindeki tüm işlerle kendisinin ilgileneceğini söyler.
 
Fakat, bundan biraz sonra ofise gelen Niyazi, Nedime Hanım’ı görmekte ısrarcı olur. Nedime Hanım’ı yormak istemeyen Kamil Bey, bunun imkansız olduğunu, Nedime Hanım’ın adaya gittiğini söyler. Bunun üzerine Niyazi Ahmet’in tutuklandığını ve hapse atıldığını açıklar.
 
Bu haberi Nedime Hanım’la paylaşmamaya karar veren Niyazi ve Kamil Bey, Ahmet’in yapması gereken bir dosya teslim işini Kamil Bey’in yapmasına karar verir. Düşmanın saldırı planları, bir üzüm sandığı içinde Anadolu’ya ulaştırılacaktır. Bugüne kadar vapur işi hariç hiçbir somut yardımı olmayan Kamil Bey, artık Anadolu’daki mücadeleye gönülden inanmakta ve bu sürece yardımcı olmak istemektedir.
 
Niyazi ile buluştuktan sonra gidip Nedime Hanım ile görüşen Kamil Bey, başta bu işi kendisinin yapmasına sıcak yaklaşmayan Nedime Hanım’ı ikna eder ve görevin detaylarını öğrenir. Eve döndüğünde Nermin’in Milli Mücadele ile ilgilenmediğini, bu gazete işinden ve Bağlarbaşı’ndaki hayattan fazlasıyla sıkıldığını öğrenen Kamil Bey, belgeleri teslim etmeye giderken kara kara ona bu işin önemini nasıl anlatabileceğini düşünmeye başlar.
 
Fakat bu düşünceler kafasını fazla kurcalamaz, çünkü belgeleri Ramiz Bey adlı birine teslim ettiği sırada, ikisi de suçüstü yakalanır ve Kamil Bey de tıpkı İhsan ve Ahmet gibi tutuklanır.
 
Üçüncü Bölüm – Kamil Bey
 
Bölüm 1
 
Romanın son kısmı, tutuklanan Kamil Bey’in sorgulanmasıyla başlar. Babası bir paşa olduğu halde onun padişaha karşı gelmesini anlamakta güçlük çeken sorgu memurları, Ahmet’i ve Ramiz’i de getirerek Kamil ile birlikte sorgular. Bu süre içinde, Ahmet’in Nedime Hanım ve Kamil Bey’e ihanet ettiği ortaya çıkar. Fakat sorgu memurları, Nedime Hanım’ın adaya gitmiş olması gibi, Kamil Bey tarafından uydurulan ve dolayısıyla Ahmet’in bilmesine imkan olmayan çeşitli bilgilere de sahiptir.
 
Kamil, Ahmet’in ihaneti karşısında ciddi bir şok yaşasa da, sorgu memurlarının peşinde olduğu Nedime Hanım’ı ele vermez. Aynı şekilde, Ramiz Bey de, Kamil’in her şeyi itiraf ettiği yönündeki yalana rağmen, kendisini sorgulayanlara yalan söylemeyi sürdürür.
 
Sonuç olarak Kamil Bey, tutuklu kalma riskini göze alarak, Nedime Hanım’ın tüm bu işlerle hiçbir alakası olmadığı yönündeki ifadesine sadık kalır.
 
Bölüm 2
 
Sorgunun ardından hücresine götürülen Kamil Bey, burada gardiyan İbrahim ile tanışır. Kaba saba bir adam olmasına karşın iyi niyetli olan İbrahim, Kamil Bey ile de iyi anlaşır, ona yiyecek ve sigara getirir.
 
Kamil getirdiklerini birlikte yemeleri konusunda ısrarcı olunca, İbrahim ona uzun uzun Yakup Cemil adlı yürekli bir askerin idamını anlatır. Anlattığına göre Yakup Cemil de, Kamil Bey ile aynı hücrede kalmıştır.
 
İbrahim kendisini yalnız bıraktığında,  Kamil de düşünceleriyle baş başa kalır. Tutuklanmasına giden olayları bir kez daha değerlendiren Kamil Bey, bu süreçte ikinci bir hain daha olması gerektiğini düşünür ve Nedime Hanım’ın çok sevdiği Niyazi Ağabey’in de bir hain olup olmadığı sorusunu kendisine sorar.
 
Bölüm, paşa oğlu, eski zengin Kamil Bey’in, kirli, tahtakurularıyla kaplı yatağa girerek uyumasıyla sona erer.
 
Bölüm 3
 
Hapishanedeki ilk sabahında Kamil, Niyazi konusunda İbrahim’in ağzını aramaya, ona benzeyen birinin buraya getirilip getirilmediğini öğrenmeye çalışır. İbrahim Niyazi’nin kesinlikle burada olmadığını söyler, fakat Ahmet’in kendini asarak intihar ettiğini belirtir.
 
Bunun üzerine yine düşüncelere dalan Kamil Bey, içinde bulunduğu durumu sorgular ve eskisi gibi zengin olsa, Milli Mücadele gibi bir konuyla ilgilenip ilgilenmeyeceğini değerlendirir. Bir süre daha düşündükten sonra, Nedime Hanım’ın adaya gittiği yönündeki yalanı kendisinin sadece Niyazi’ye söylediğini hatırlar ve bu sayede Niyazi’nin hain olması gerektiği sonucunu çıkarır.
 
Kendisine bir isteği olup olmadığı sorulduğunda tıraş olmak istediğini söyleyen Kamil Bey, gönderilen bir berber tarafından tıraş edilir ve berberin Anadolu’daki hareket hakkındaki negatif düşüncelerini dinler.
 
Bundan sonra, tıpkı kendisi gibi eğitimli ve kibar birisi olan Binbaşı Burhanettin Efendi ile görüşür. Kamil Bey gibi babası paşa olan Burhanettin Efendi, herkes gibi Kamil Bey’e çok iyi davranır ve ona son derece kibar yaklaşarak, Roma’da başkatiplik görevi verilmesinin kararlaştırıldığını söyler. Kamil Bey bu görevi kabul etmeye yanaşsa da, daha sonra karşılığının Nedime Hanım’ı ele vermek olduğunu anlar ve bu teklifi geri çevirir.
 
Hücresine geri döndüğünde Kamil Bey, İbrahim’e kendisinin bir subay olduğunu, verilen görevi kabul etmediği için hapse atıldığını söyler.
 
Bölüm 4
 
Subaylık yalanına inanan Gardiyan İbrahim, Kamil Bey’in isteğini kabul ederek onu Ramiz Bey ile görüştürür ve Kamil Bey Ramiz’e soruşturma sırasında söylenenlerin yalan olduğunu, kendisinin hiçbir şey itiraf etmediğini anlatır. Ramiz Bey tüm bu söylenenleri sessizlikle karşılar.
 
Daha sonra, Kamil Bey karısı Nermin, eniştesi İbrahim Bey ve İngiliz subay Henri Dikson tarafından ziyaret edilir. Bu üçlü de, tıpkı Burhanettin Efendi gibi, Kamil Bey’i Nedime Hanım’ı ele vermesi için ikna etmeye çalışır, fakat Kamil Bey duruşundan vazgeçmez.
 
Hücresine döndüğünde, Nermin ve Ayşe hakkında düşüncelere dalarak, gardiyan İbrahim ile sohbet ederek vakit geçirir.
 
Bölüm 5
 
Beşinci bölüm, Kamil Bey’in Nermin tarafından gönderilen eşyalarını almak için Teğmen Şerif Efendi’nin yanına gitmesiyle başlar. Temiz çamaşırlara, terliklere, pipolarına ve resim malzemelerine kavuşan Kamil Bey, bunlar sayesinde büyük bir mutluluk yaşar ve her şeyi hücresine götürebilmesine karşılık olarak, Teğmen Şerif Efendi ile Rum sevgilisinin birlikte bir resimlerini yapar.
 
Burhanettin Bey ve akrabalarının ardından, babasının eski arkadaşlarından bir Paşa, Kamil Bey’i yanına çağırır ve Nedime Hanım’ı ele vermesi için yapılan teklifi bir kez daha tekrarlar. Nedime Hanım’ın suçlu olduğunu itiraf ettiği anda kendisi serbest bırakılacak ve Roma’daki görevine başlayacaktır.
 
Fakat Kamil, artık var olmadığını düşündüğü bir devletin başkatipliğini yapmanın anlamsız olacağını düşünmektedir. Paşa Hazretlerinin ısrarı da, onu baş koyduğu yoldan döndürmeye yetmez.


II. İnönü Savaşı'nın kumandanı İsmet İnönü
 
Bölüm 6
 
Kendisine sürekli olarak yapılan teklifleri reddetmesinden sonra, Kamil Bey ve Ramiz Bey’in mahkemeleri başlar ve iki mahkum aynı hücreye taşınır. Burada verdikleri mücadele ve Anadolu’daki direniş hareketiyle ilgili konuşma imkanı elde eden ikili, birbirlerine güvenmeye ve arkadaşlık etmeye başlar.
 
Bölümün ilerleyen noktalarında, Nermin ve Ramiz Bey’in karısı Fatma ziyarete gelir. Fatma Hanım II. İnönü zaferini haber verip iki arkadaşı sevince boğar, Nermin ise bu konuya karşı her zamanki gibi ilgisiz kalır. Hatta, hasta olduğu bahanesiyle Ayşe’yi bile yanında getirmemiştir.
 
Hücrelerine döndüklerinde Kamil, Ramiz Bey’den karısı Fatma’nın Kuvayı Milliye konusunda ne kadar tutkulu olduğunu dinler. Öyle ki, Ramiz Bey bu davaya aslında karısının ısrarı nedeniyle katılmıştır.
 
Bölüm 7
 
Romanın son bölümünde, Kamil Bey ve Ramiz Bey’in davaları sonuçlanır.
 
Davanın başından beri basit bir kahveci rolü yapmakta olan Ramiz Bey, Anadolu’ya esrar kaçırmaya çalıştığını, fakat Kuvayı Milliye ile hiçbir alakası olmadığını söyler ve beraat eder. Kamil Bey ise Nedime Hanım’ı ele vermeme yönündeki duruşunu romanın sonuna kadar korur ve yedi yıl cezaya çarptırılır.
 
Roman Kamil Bey’in önümüzdeki yedi yılı geçireceği hücrede, şaşkın ve başına gelenlere inanmakta güçlük çeker halde yalnız kalmasıyla sona erer.

 
Birinci Bölüm – Esir İstanbul
               
Bölüm 1
 
Kamil Bey – Ailesi – Gemidekiler – İspanya’dan dönüş – I. Dünya Savaşı sonu – Anadolu’daki durum – Kamil Bey’in karısı Nermin’in halasında kalınacak – Dünyada ve Türkiye’de politika, bu konuda sohbetler – Para sıkıntısı – Çanakkale’deki durum – İstanbul’a varış
 
Bölüm 2
 
Üsteğmen Mehmet Ali’nin intihar mektubu: - İntihar kararının açıklanması: savaşı kaybetmenin verdiği utanç, kızgınlık – Osmanlı’da yaşanan olaylar, yabancı askerlerin vukuatları – Türklerin uğradığı haksızlıklar – İstanbul’da eğlence hayatı, Mehmet Ali’nin hayata tutunma çabası – İntiharı (Kamil Bey tüm bunları bir dergide okuyor)
 
Nermin’in halasının evi – Antikalar – Eve gidip gelenler, Batı özentisi büyükelçi, İngiliz subayı – Politik, tarihi tartışmalar – Kamil Bey’in sıkıntısı – “İngiliz Dostları Derneği”- Toprak satma konusu – Kamil Bey’in satmama kararı – Garden Bar’da Rusya ve Bolşevik sohbeti – Kamil Bey’in Sabriye ile dansı – Sabriye’nin sarhoşluğu – Kamil’i baştan çıkarma çabası – Satmaya ikna çabaları – Kamil Bey’in Nermin’in halasının evinden ayrılma kararı
 
Bölüm 3
 
Kamil, Bağlarbaşı’ndaki ev – Fuat Bey ile karşılaşma – Fuat Bey’in değişimi – Geçim sıkıntıları – Köşkü ve selamlığı gezme – Köşkü yıktırarak selamlığın tamir masraflarını karşılama fikri – Çalışmalar – Fuat Bey, dervişlik, tasavvuf – Ayşe’nin evi gezmesi – Fuat Bey’in anıları – Nermin’in eve gelmesi – Bağlarbaşı’na taşınma
 
Bölüm 4
 
16 Mart 1920, İngiliz işgali – İşgal ve Anadolu’daki Kuvayı Milliye hakkında yorumlar – İstanbul’daki ümitsizlik – Kamil Bey’in bu duyguya hak vermesi – Kamil Bey’in işsizliği, yoksulluğu  - Düzce’de bir tümenin isyancılar tarafından öldürülmesi – Fuat Bey’in Anadolu’ya geçme kararı – 1200 lira borç – Anadolu’dan gelen kötü haberler – Kamil Bey’in vakit geçirme çabaları (Don Kişot çevirisi, Resim) – Kahvedeki tartışma, Anadolu – Kamil Bey’in gelir kaynağı bulabilmek için ailesinden kalan eski belgeleri okuması
 
Bölüm 5
 
Avukatla birlikte Adliye – Adliye’nin durumu ve Osmanlı’nın durumu arasındaki parallelik – “Suat Ağabey” -  Suat ve Fahriye’nin boşanma davası – Ahmet ile karşılaşma – İhsan’ın dergisi – İş teklifi ve kabul – Hapishanede İhsan’ı ziyaret – “Karadayı” - heyecan
 
Bölüm 6
 
Karadayı’yı ziyaret – Hayaller ve gerçek – Para sıkıntıları – 1000 yıllık Buda heykelinin yüz liraya satılması – Karadayı ofisini düzenleme çalışması – Kürt Ebuzer Ağa – Gazetecilik mesleğinin doğası – Nedime Hanım ve Kamil’in sohbeti – Anadolu’daki mücadelenin doğası ve sonuçları
 
Bölüm 7
 
Nedime Hanım’ın ziyareti – Ayşe ve Nermin’le tanışması – Kamil’in resimleri – Nermin’in sıkıntısı – Karadayı’nın Bab-ı Ali’de kabul görmesi – Nedime ile İhsan’ın konuşması – Ahmet Rasim’in parasızlık hikayesi – Kamil’in takip edilmeye başlanması
 
İkinci Bölüm – Bulanık Su
 
Bölüm 1
 
Kurtuluş için savaşan insanların hayalleri – Niyazi Ağabey – İnönü zaferinin haberi – “Zafer”i ciddiye almayan şairler – Nedime Hanım’ın öfkesi – Niyazi, Nedime, Kamil’in sevinci
 
Bölüm 2
 
Ahmet’in Karadayı’ya gelişi – Umutsuz ve mutsuz hali – Anadolu’ya cephane gönderecek vapur – 50.000 lira gerekiyor – Vapur sahibi şirketin direktörü ile görüşme – 50.000 lira isteği bir dolandırıcılık – Ahmet, Kamil, Niyazi ve Nedime Hanım’ın mutluluğu
 
Bölüm 3
 
Nedime Hanım’ın doğum sancıları – Niyazi Bey’in gelişi – “Ahmet tutuklandı” – Düşman saldırı planlarının gönderilme işi – Kamil’den saklanması – Kamil’in ufak yalanlar söyleyerek işi üstüne alması – Evde, Nermin’in isyanı – Fakirlik, gazete, Kuvayı Milliye İşlerinden sıkkınlık – Kamil Bey’in belgeleri alması – Nermin’e vatanseverliği anlatma fikri – Kamil Bey’in saldırı planlarını teslim ederken suçüstü yakalanması
 
Üçüncü Kısım – Kamil Bey
 
Bölüm 1
 
Kamil Bey’in sorgulanması – Nedime Hanım’ı kurtarma çabası – Ahmet’in ihaneti – Ramiz Bey’in sorgusu
 
Bölüm 2
 
Kamil’in hücresi – Gardiyan İbrahim – Kamil’e yiyecek ve sigara alması – İbrahim ile sohbet - Yakup Cemil’in idamı – Kamil’in düşünceleri – “Niyazi Ağabey de Ahmet gibi hain mi?” –
 
Bölüm 3
 
Kamil (hapishanede sabah) – Niyazi konusunda İbrahim’in ağzını arama çabaları –Kamil Bey’in düşünceleri: “Hala zengin olsam bu işlere kalkışır mıydım?” – İbrahim: “Niyazi burada değil, Ahmet kendini asmış” – Kamil’in düşünceleri, Niyazi’nin hain olduğunu anlaması – Traş, berberin Anadolu ile ilgili görüşleri – Binbaşı Burhanettin Efendi ile Kamil Bey’in konuşması – Nedime Hanım’ı suçlaması karşılığında  Roma’da başkatiplik teklifi – Kamil’in kabul etmemesi – Kamil’in hücresinde İbrahim’e “subaylık” yalanı
 
Bölüm 4
 
Kamil Bey’in Ramiz ile görüşmesi – Hiçbir şey söylemediğini aktarması – Ramiz’in sessizliği – Nermin, eniştesi ve İngiliz subayının ziyareti – Nedime Hanım’ı suçlaması için ikna çabaları – Kamil Bey’in kararlılığı – Hücresinde Nermin ve Ayşe hakkında düşünceleri – Gardiyan İbrahim ile sohbeti
 
Bölüm 5
 
Teğmen Şerif Efendi – Nermin’in gönderdikleri – Kamil Bey’in sevinci – resim yapması – Teğmen Şerif ve Rum sevgilisinin resmi – Paşa Hazretleriyle görüşme – Paşa Hazretlerinin Nedime Hanım’ı ele vermesi yönündeki teklifleri tekrarlaması – Kamil Bey’in bir kez daha reddetmesi
 
Bölüm 6
 
Kamil ve Ramiz’in mahkemelerinin başlaması – Aynı hücreye taşınmaları – Mücadeleleri ve Anadolu’dan gelen haberler hakkında konuşmalar – Nermin ve Ramiz Efendi’nin karısı Fatma’nın ziyareti – II. İnönü zaferinin haberleri – Kamil Bey ve Ramiz’in sevinci – Ramiz Bey’in karısı Fatma’nın Kurtuluş Savaşı hakkında düşünceleri, yaptıkları
 
Bölüm 7
 
Kamil ve Ramiz’in davasının beşinci oturumu – Ramiz’in savunması – Ramiz’in beraatı – Kamil’in yedi yıl cezasına karar verilmesi – Ramiz’in ayrılması – Kamil Bey’in yedi yıl cezaya çarptırıldığı hücrede yalnız kalması