Çukurova'da Geçen Romanların 5 Değişmez Unsuru

Öncelikle itiraf edelim, başlığımız tam isabetli bir başlık olmayabilir. Çukurova, Türk Edebiyatı'nın en önemli mekanlarından bir tanesi ve bu bölgede geçen onlarca roman var. Dolayısıyla, hepsinde mutlaka bulunan beş unsur gibi bir şeyden söz etmek elbette pek doğru değil. 

Ancak, aşağıda listeleyeceğimiz unsurlar bu romanların pek çoğunda karşımıza çıkıyor. Öyle ki, bazıları Çukurova denince, tıpkı "verimli topraklar" ve "tarım" gibi anında aklımıza gelen kavramlara dönüşmüş durumdalar. Bu listemizi, Çukurova'nın edebiyatımıza yansıyan "olumsuz" bazı özelliklerine ayırıyoruz. Bu, bölgenin özellikle toplumsal eleştirilere ağırlık veren, toplumcu yazarlarla özdeşleşmesinden kaynaklanıyor.

Fakat bu romanlarda bile, Çukurova ile ilgili söylenen onlarca iyi şey olduğunu belirtmek gerekiyor - bunlara ileride başka bir listeyle göz atacağız. 

1 - Sıcak

Listemizin ilk sırasında yakıcı sıcaklar yer alıyor. Bildiğiniz gibi, Çukurova Türkiye'nin en verimli tarım bölgelerinin başında geliyor.

Bölgede tarımı yapılan çeşitli ürünlerin ekim ve hasat tarihleri yaz ayları civarına denk geldiğinden, aşırı sıcaklar altında kalmak, bu sıcağı, susuzluğu ve yorgunluğu betimlemek, bölgede geçen romanların da yapı taşlarından biri haline geliyor. 

2 - Ağır Çalışma Koşulları


Sıcakta yapması en zor şey nedir diye sorulsa, pek çoğumuz yoğun fiziksel aktiviteler yapmayı listenin başına koyarız. Ancak Çukurova'da tarım, tam olarak bu iki durumu bir araya getiren bir olay. Çok az para karşılığında, yoğun sıcağın altında büyük bir özveri ile çalışan tarım işçileri, Çukurova romanlarının vazgeçilmez ögeleri arasında yer alıyor.

Bunu güzel bir örneği, Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları romanında görülüyor, zira biraz para kazanmak için şehirden Çukurova'ya gelen ailenin üyeleri, roman boyunca canlarını dişlerine takarak, hastalıkla, yorgunlukla, yaşlılıkla mücadele ederek çalışıyor. Ancak roman sonunda, bütün bu çabaları gülüp geçilecek düzeyde yetersiz bulunuyor. 

Bu, Çukurova'da tarım işçilerinden beklenen iş miktarına güzel bir örnek. 
 

3 - Ağalık Düzeni
 

Peki, bu çalışmayı bekleyen kim? 

Bu soru, bizi Çukurova'nın başka bir "sosyal" zorluğuna getiriyor. Bölgede büyük güç sahibi olan, zenginlikleri ve nüfuzları sayesinde hiçbir sonuçla yüzleşmeden sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden ağalar, bu romanların da en önemli kişileri arasında yer alıyorlar. 

Ağalık düzenini eleştiren, buna karşı çıkan pek çok roman var. Fakat bunların en meşhuru, muhtemelen, Yaşar Kemal'in İnce Memed'i. 

4 - Sivrisinek

İnsan kaynaklı sorunları bir kenara bırakıp, "doğal" sorunlara geri dönüyoruz. Çukurova denince akla gelen önemli rahatsızlık kaynaklarından bir tanesi, sivrisinekler oluyor.

Ancak, mesele aslında bir rahatsızlık kaynağı olmanın ötesinde. Neredeyse arı boylarında, buluta benzer bir kalabalık halinde, insanların kanını emecek şekilde ortaya çıkan sivrisinekler, özellikle açık alanlarda bir koruma olmadan yaşamayı imkansız hale getiriyor. Hüyükteki Nar Ağacı ve Eskici ve Oğulları gibi romanlar, sivrisineklerin yarattığı tehlikeyi göz önüne koyan eserler. 

Yaşar Kemal'in Teneke romanı, sivrisineğin sadece korkusunun bile ne gibi sorunlara yol açtığına iyi bir örnek.

Ve tabi, iş  ısırıldıktan sonra biraz kaşınmayla da bitmiyor...

5 - Sıtma


Büyük şehirlerde yaşayan okuyucularımız için, sivrisinek yalnızca gece vızıldayarak uykuyu alt üst eden rahatsız edici bir varlık olarak görülebilir. Ancak bu küçük sinek türü, aynı zamanda dünyanın en ölümcül hayvanı olma ünvanını da taşıyor. 

Günümüzde bile, yılda yüz milyonlarca insana hastalık bulaşmasını sağlayan sivrisinekler, bunların iki - üç milyonunun da hayatını kaybetmesine yol açıyor. Çukurova romanlarının en korkutucu boyutlarından bir tanesi olan sıtma, günümzüde tedavi edilebilen bir hastalık. Ancak bu romanların yazıldığı yıllarda, tedavi imkanlarının yeteri kadar gelişmediği veya gerekli hızda müdahale edilmediği durumlar olabiliyor. Bu da, sıtmayı Çukurova romanlarının en korkunç boyutlarından biri haline getiriyor. 

Elbette, bu romanlardaki tüm ögeleri bu beş maddeyle sınırlamak mümkün değil. Bunlar Çukurova romanlarında görebileceğiniz bazı zorluklara yalnızca beş örnek.

Daha fazlası için sitemizi takip etmeye devam edin! 

Bilinç Akışı'nı Anlamanıza Yardımıcı Olabilecek 5 Türk Romanı


Tefrika Yoluyla Yayımlanan Türk Romanları


Sanat İçin Sanat Sloganını Daha İyi Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman


Toplumcu Gerçekçilik Akımını Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman