10 Soruda: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Nehir Romanı



1 – Nehir Roman nedir?
 
Nehir roman kavramı, aynı yazar tarafından yazılmış, bir roman serisi kadar birbirine bağlı olmasa da aynı karakterleri, aynı temaları, aynı motifleri kullanan birden çok kitabı ifade etmek için kullanılır.
 
Bu kavramın “somut” anlamı ve bir “kitap serisi”nden tam olarak nasıl ayrıldığı çok net olmayabilir. Bunlar hakkında daha detaylı bilgiler için, şu yazılarımıza göz atabilirsiniz:
 
Nehir Roman
 
Kitap Serileri ve Benzer Kavramlar
 
2 – Ahmet Hamdi Tanpınar’ın nehir romanını hangi kitaplar oluşturur?
 
Mahur Beste, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler kitapları oluşturur.  
 
3 – Bu kitapları neden bir “nehir roman” olarak değerlendiriyoruz?
 
Mahur Beste, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler, aynı ailenin farklı kollarından çeşitli karakterleri merkeze koyar. Her romanda ele alınan karakter farklı olsa da, bunlar aynı “geniş aile”nin parçalarıdır.
 
Bu nedenle, pek çok karakter ve öge birden fazla romanda karşımıza çıkar. Örneğin, Mahur Beste’nin ana karakterlerinden biri olan Behçet Bey’in hikayesi, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler’de detaylandırılır. Huzur’un ana karakterlerinden İhsan’ın gençlik yılları, Sahnenin Dışındakiler’de ele alınır. İlk kitaba adını veren “Mahur Beste”, üç roman boyunca tekrar tekrar gündeme gelir.  
 
Aynı şekilde, Doğu – Batı arasında kalan karakterler, İstanbul, Türkiye toplumunun sıkıntıları; hayatta yerini, ait olduğu amacı bulamama gibi konular her üç romanda da sık sık karşımıza çıkar.
 
4 – Bu kitapları hangi sırayla okumalıyım?
 
Bu konuda iki farklı tercih yapılabilir. Yazıldıkları ve yayımlandıkları sıraya göre, romanların okunma sırası şu şekilde olmalıdır:
 
Mahur Beste – Huzur – Sahnenin Dışındakiler
 
Eserlerin konu aldığı dönem açısından ise, romanlar şu şekilde listelenebilir:
 
Mahur Beste (1800’lerin ikinci yarısı, Tanzimat ve II. Abdülhamid Dönemi) – Sahnenin Dışındakiler (1920 – 21) – Huzur (1937 – 38)
 
 
5 – Bu kitapların hepsini okumak zorunda mıyım? İçlerinde birini alıp okusam çok şey kaçırır mıyım?
 
Bu romanların hepsi, diğerlerinden bağımsız olarak okunabilecek eserlerdir. Birbirleriyle bağlantılı olsalar da hepsinin mutlaka bir arada okunması gerekmez.
 
Ancak, özellikle Mahur Beste’nin pek çok açıdan yarım bırakılmış bir roman olması, bu kısa romanı biraz daha farklı bir noktaya yerleştirebilir. Mahur Beste de kendi içinde okunabilir, ama bu romanın ana karakterlerinden Behçet Bey ile ilgili pek çok bilgi, diğer eserlerde verilir.
 
6 – “Mahur Beste” nedir?
 
Mahur Beste, bu romanlara konu olan ailenin bir önceki neslinden Talât Bey’in bestelediği bir şarkıdır. Talât Bey’in eşi (Mahur Beste’de ismi Fatma, Huzur’da Nurhayat olarak verilir) Mısırlı bir askere aşık olup kendisini terk eder.
 
Sevdiği karısı tarafından terk edilen Talât Bey, bu üzüntüyle Mahur Beste’yi besteler.
 
“Kurmaca” Mahur Beste’nin, Eyyübi Bekir Ağa’nın bu makamdaki bestesinden ilham almış olması muhtemeldir. Zira Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste romanını “Eyyübi Bekir Ağa’nın ruhuna ithaf ettiğini” yazar.
 
7 – Mahur Beste’nin bu romanlar için önemini açıklayabilir misiniz?
 
Talât Bey’in karısı tarafından terk edilmesi üzerine bestelediği Mahur Beste, her üç romanda da “mutsuz bitmeye mahkum aşk hikayeleri” için bir sembol haline gelir. Talat Bey’in mirası, ailenin sonraki nesillerinden pek çok kişiyi etkisi altına alır.
 
Mahur Beste’de Atiye Hanımefendi’nin Doktor Refik ile ilişkisi, dolaylı olarak kocası Behçet Bey ile ilişkisi, Huzur’da Mümtaz – Nuran aşkı, Sahnenin Dışındakiler’de Cemal – Sabiha aşkı, hep “Mahur Beste”nin etkisi altında mutlu sonla bitemeyen aşklar olarak değerlendirilir.
 
Bu, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kullandığı edebi bir öge olduğu kadar, romandaki karakterlerin de bilincinde olduğu bir durumdur. Sahnenin Dışındakiler’de, Cemal’i evlendirmeye çalışan Sakine Hanım ona kendisine şunları söyler:
 
“Fakat Talât Beyin hikayesi malum! Böyle şeylerden fayda çıkmaz. Ömrünü harcarsın. “Mahur Beste” de her zaman yazılmaz!”[1]
 
Yine aynı romanda, karısını da, oğlu Yaşar’ı da sevmeyen Tevfik Bey’in, boşanmaktan çekindiği söylenir: Tevfik Bey, Mahur Beste’nin etkisi altındaki ailede boşanma fikrine pek sıcak bakılmadığının bilincindedir.
 
8 – Bu romanların konuları ile ilgili biraz daha somut bilgiler verebilir misiniz? Bu üç roman tam olarak neyi anlatıyor?
 
Bu üç roman, İstanbul’da yaşayan, zengin sayılabilecek bir aileden ve bu ailenin hayatına giren insanların yaşantılarından sahneler sunar. Böylece Tanpınar, İstanbul’u farklı karakterler ve farklı dönemler üzerinden ele alarak, yaşanan hayatlardan bir şeyler yakalamaya çalışır.
 
Mahur Beste; babasının ezici otoritesi altında büyüyen, zayıf yaradılışlı Behçet Bey’i konu alır, oradan karısının akrabaları Halit Bey ve Nuri Bey’in hikayesine uzanır.
 
Huzur; Mümtaz ve Nuran isimli iki karakterin aşkını konu alır. Ancak hayattaki yerini, iç huzurunu Nuran’da arayan Mümtaz, dış etkenler nedeniyle bu ilişkide çok zorlanan Nuran ile uzun süre birlikte kalamaz – roman başladığında, iki karakter ayrılmıştır.
 
Sahnenin Dışındakiler; 1920 – 21 yıllarında İstanbul’da geçer ve Cemal isimli anlatıcının “anıları” olarak yazılmıştır. Romanın ilk bölümü, 1910’lu yılların başındaki çocukluk günlerini, ikinci kısmı ise Milli Mücadele sırasında İstanbul’u konu alır.
 
9 – Bu romanları kimler okumalı? Herkesin okuması gereken eserler mi?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk Edebiyatı’nın en önemli romancılarından biri olarak görülür. Bu nedenle, bu romanlar yıllardır edebiyatımızın en çok okunan eserleri arasında yer almaktadır. Her ne kadar edebiyat ile gerçekten ilgilenen kişilerin bu romanları okuması gerektiği söylenebilecek olsa da, Tanpınar’ın üçlemesi herkese hitap etmeyebilir.
 
Bu üç romanda da görülen ortak bir özellik, eserlerin olaylara değil, tespitlere, gözlemlere, fikirlere, farklı karakterlerin iç dünyalarına yoğunlaşmasıdır. Yazar bu konuları, yoğun ve edebi bir dille okuyucuya sunar.
 
Bu üsluptan hoşlanan bir okur için bu romanlar Türk Edebiyatı’nın en keyifli eserleri arasında yer alacaktır. Ancak okuduğu romanların olaylara dayalı olmasını isteyenler, “akıcı” ve “sade” bir dille yazılan eserlerden daha çok keyif alanlar, bu üç romanı okumamayı tercih edebilir.
 
10 – Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün bu romanlarla bir ilişkisi var mı?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın son romanı Saatleri Ayarlama Enstitüsü bu romanlardan bağımsız olarak değerlendirilir, yazarın “nehir romanı”nın bir parçası değildir.
 
Ama konu ve işlenen temalar açısından, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün bu üçlemeyle benzerlikler taşıdığı da söylenebilir. Behçet Bey’in saatlere duyduğu ilgi, bu romanın merkezi temalarından biriyle rahatlıkla bağdaştırılabilir.
 
[1] s. 68

Bilinç Akışı'nı Anlamanıza Yardımıcı Olabilecek 5 Türk Romanı


Tefrika Yoluyla Yayımlanan Türk Romanları


Sanat İçin Sanat Sloganını Daha İyi Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman


Toplumcu Gerçekçilik Akımını Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman