10 Soruda: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Romancılığı



1 – Neden “10 Soruda Ahmet Hamdi Tanpınar” değil de, “10 Soruda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Romancılığı”?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar, yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda bir şair ve edebiyat profesörüydü. Romanlarının yan sıra, onlarca şiir, gezi yazısı, makale ve konuşma da kaleme almıştı.
 

Bu yazıda, sitemizin ilgi alanıyla doğru orantılı olarak, diğer türleri dışarıda bırakıp, yalnızca Tanpınar’ın romanlarına göz atacağız. Seçtiğimiz başlık da bu durumu ifade ediyor.
 
2 – Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kaç romanı bulunuyor?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Mahur Beste (1944), Huzur (1948), Sahnenin Dışındakiler (1950) ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) olmak üzere dört romanı bulunuyor. 

Yazarın hayatını kaybettiği dönemde üzerinde çalışmakta olduğu beşinci bir romanı daha var. Aydaki Kadın isimli bu roman, tamamlanmış bir roman değil, ancak Tanpınar’ın notlarından derlendiği şekliyle günümüzde basılmış durumda. 
 
3 – Bu romanlar arasında bilinmesi gereken bir ilişki var mı?
 
Tanpınar’ın ilk üç romanı, Mahur Beste, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler, kendi içlerinde bir nehir roman oluşturuyor. Bunlar, bir kitap serisi gibi, mutlaka birlikte okunması gereken eserler değiller. Ancak her üç kitapta da karşımıza çıkan ortak ögeler ve karakterler bulunuyor.
 
Saatleri Ayarlama Enstitüsü ise diğer üç romandan bağımsız bir eser.
 
4 – Bu “Nehir Roman”ın parçaları birbirine nasıl bağlanıyor? Bu konuda daha detaylı bilgilere nereden ulaşabilirim?
 
Mahur Beste, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler, aslında kendi içlerinde de okunabilecek, farklı olaylara, farklı dönemlere ve farklı karakterlere yoğunlaşan kitaplar. Fakat bu karakterlerin hepsi, İstanbul’da yaşayan varlıklı bir ailenin farklı kollarından geliyor.
 
Bu konuda daha detaylı bilgiler için hazırladığımız bu dosyalara göz atabilirsiniz:
 
Nehir Roman
Tanpınar'ın Nehir Romanı

Aynı şekilde, Tanpınar'ın Nehir Romanı ile ilgili bu formatta hazırladığımız bir yazı da bulunuyor:

10 Soruda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Nehir Romanı
 
5- Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanları genel olarak neleri konu alıyor?
 
Yazarın dört romanı, elbette, farklı konulara yoğunlaşsa da, bazı genellemeler yapmak mümkün: Doğu – Batı sorunu, Türk aydınlarının Doğu ve Batı arasında kalması, bu “arada kalma” durumunun psikolojileri üzerinde yarattığı buhranlar, yazarın kullandığı karakterlerde sık sık gördüğümüz durumlar olarak karşımıza çıkıyor.
 
Bunun dışında İstanbul’da yaşanan farklı hayatlar, İstanbul’un güzelliği ve kültürel zenginliği, sanat, müzik, estetik, insanlar ve eşya arasındaki ilişki, sonsuzluk – zamansızlık gibi temalar, yazarın sık sık kullandığı ögeler.
 
6 – Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dilinin çok ağır olduğu ve bu yazarı okumanın zor olduğu doğru mu?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dilinin ve üslubunun “ağır” olduğunun söylenmesi şu sebeplere dayanıyor:
 
  1. 1901 yılında doğan ve eserlerini 1940 – 50’li yıllarda yazan yazar, dönemin diliyle yazıyor. Özellikle kullandığı Arapça – Farsça kökenli kelimeler, günümüzde bilinmeyen kelimeler olabiliyor.
 
  1. Dönemin etkisinin ötesinde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebiyatta dilin nasıl kullanılması gerektiği ile ilgili net düşünceleri var. Yazar, edebiyatta dilin kendi içinde estetik güzelliği olan, sanatsal bir şekilde kullanılması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle eserlerinde uzun, karmaşık cümleler sık sık karşımıza çıkıyor.
 
  1. Üstelik, yalnızca kullandığı dille değil, yaptığı göndermelerle de eserlerini daha yoğun hale getiriyor. Hem Osmanlı tarihinin, hem de Batı tarihinin önemli yazarları, ressamları, müzisyenleri, düşünürleri, sık sık eserlerin anlatıları içine dahil ediliyor. Bunları tanımadan, yazarın tam olarak neden bahsettiğin anlamak zor olabiliyor. 
 
  1. Son olarak, Tanpınar eserlerini “olaylara dayanan”, hızla okunabilecek eserler olarak yazmıyor. Romanlarında hiçbir olay yaşanmadan, yalnızca bir karakterin düşüncelerinin sunulduğu bölümlerin zaman zaman sayfalar boyunca devam edebilmesi, pek çok insanın onu ağır ve zor okunan bir yazar olarak değerlendirmesine neden oluyor.
 
Peki, Tanpınar’ı okumak gerçekten zor mu? Aslında bu kişiden kişiye, hatta o anda ne okumak istediğinize göre değişecek bir konu.
 
Akıcı, sayfaları birbiri ardına çevrilen, olaylara dayanan romanlardan hoşlanıyorsanız veya böyle bir roman okumak istiyorsanız, Tanpınar’ı okumak zor, sıkıcı bir deneyim olabilir.
 
Ancak dilin güzelliğini takdir edebilecek, olaylara yoğunlaşmayacak, sanatsal – felsefi göndermeleri gerekirse araştırmaktan çekinmeyecek bir yaklaşım içindeyseniz, Tanpınar Türk Edebiyatı’nın en güçlü isimlerinden bir tanesi.
 
7 – Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanlarından ne beklemeliyim?
 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanlarını okumadan önce, bunların “olay” anlatan, karakterlerin başından geçen olaylara yoğunlaşan, her sayfada yaşanan yeni bir şeyler göreceğiniz romanlardan olmadığını anlamak son derece faydalı olabilir.
 
Tanpınar, olaylardan çok düşüncelere, gözlemlere, tespitlere, karakterlerin konuşmalarına ve iç dünyalarına yoğunlaşan bir yazar. Bu nedenle romanlarında da klasik bir “giriş – gelişme – sonuç” mantığı, akıcı ve basit bir olay örgüsü beklememek gerekiyor. Ahmet Hamdi Tanpınar, romanlarının kurgusunda ve anlatısında duygu ve düşüncelere yoğunlaşan, olayları ikinci plana koyan bir yazar.
 
Eserlerine bu durumu önceden bilerek başlamak, Tanpınar’ın romanlarından ne “beklemeniz” gerektiğini bilmenizi, romanlardan daha fazla keyif almanızı sağlayabilir.  
 
8 – Ahmet Hamdi Tanpınar herkes tarafından okunması gereken bir yazar mı?
 
Bu, cevaplaması çok zor bir soru.
 
Ahmet Hamdi Tanpınar, yazdığı eserlerin kalitesi nedeniyle, Türk Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle, Türk Edebiyatı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkesin, onun romanlarını okumuş olması gerektiği yönünde bir düşünce rahatlıkla savunulabilir.
 
Ancak özellikle beşinci, altıncı ve yedinci sorulara verdiğimiz cevaplar ilginizi çekmiyorsa, burada ifade etmeye çalıştığımız durum nedeniyle Ahmet Hamdi Tanpınar’ı okumaktan keyif almıyorsanız, bu yazarın öznel olarak size hitap etmediğini söylemek çok da anormal bir durum olmayacaktır.  
 
9 – Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanlarını okumak için nasıl bir arka plana sahip olmak gerekir? Bunun için bir hazırlık yapılabilir mi?
 
Yukarıdaki cevaplarda da belirttiğimiz gibi, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanlarında sanat ve düşünce tarihinin önemli isim ve eserleri sık sık karşımıza çıkıyor. Ancak bunların hepsini “tek tek” öğrenmek gibi bir çaba, özellikle romanları keyif almak için okuyan bir okur açısından fazla gerekli değil.
 
Bununla birlikte, romanların geçtiği dönemi ve bu dönemin Türkiye’deki koşullarını anlamak için, özellikle II. Abdülhamid döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar devam eden süreç hakkında tarihi bilgilere hakim olmak oldukça faydalı olabilir.
 
Romanları okurken kullanabileceğiniz faydalı arka plan bilgilerine Tanpınar’ın romanları ile ilgili dosyalarımızın Arka Plan bölümünden ulaşabilir, bu bölümleri romanı okumadan, okuma keyfinizi kaçıracak herhangi bir bilgi olmadığı bilinciyle rahatlıkla inceleyebilirsiniz.
 
10 – Sizce Tanpınar’ın romanlarına başlamak için en iyi nokta hangi kitap olacaktır?
 
Hem kendi içinde tamamlanan, farklı kitaplarda devam eden unsurları bulunmayan bir eser olduğu, hem de yazarın hicve dayalı üslubu nedeniyle okunması eğlenceli bir roman olduğu için, yazarın son romanı Saatleri Ayarlama Enstitüsü iyi bir başlangıç noktası olabilir. 

Daha kısa bir örnek için, "nehir romanın" ilk halkası Mahur Beste'yi de tercih edebilirsiniz. 
 

Bilinç Akışı'nı Anlamanıza Yardımıcı Olabilecek 5 Türk Romanı


Tefrika Yoluyla Yayımlanan Türk Romanları


Sanat İçin Sanat Sloganını Daha İyi Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman


Toplumcu Gerçekçilik Akımını Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman