10 Soruda Sabahattin Ali'nin Romancılığı


1 - Neden 10 Soruda Sabahattin Ali’nin “romancılığı”? Neden basitçe “10 Soruda Sabahattin Ali” değil?
 
Sabahattin Ali, romanları kadar yazdığı hikayelerle de tanınan bir yazar. Burada verdiğimiz bilgilerin bazıları yazarın hikayeleri için geçerli olsa da, sitemizin temel yapısı nedeniyle bu yazıda romanlara yoğunlaşacağız.
 
Ancak bu bilgiyi de burada sunuyoruz, çünkü Sabahattin Ali’den bahsederken onun hikaye yazarlığının da en azından bilincinde olmak gerekiyor.
 
2 – Sabahattin Ali’nin kaç romanı var? Bunlar neler?
 
Sabahattin Ali’nin üç romanı bulunuyor: Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943).
 
3 –Kürk Mantolu Madonna! Son zamanlarda en çok satan roman değil mi o?
 
Evet, Kürk Mantolu Madonna son yıllarda en çok satan romanlar listelerinde sürekli olarak yer alan bir eser.
 
Günümüzden neredeyse yetmiş beş sene önce yazılan bir romanın, bu kadar popüler olmayı sürdürmesi de, Sabahattin Ali’yi bir romancı olarak tanımanın önemini arttıran bir unsur aslında.
 
4 – Peki, Kürk Mantolu Madonna neden bu kadar çok okunuyor? Bu romanın sırrı ne?  
 
Elbette, on binlerce kişiye hitap eden bir romanın bu kadar başarılı olma sebebini kısa bir yazıda açıklayabileceğimizi iddia etmemiz mümkün değil.
 
Kürk Mantolu Madonna’nın konusu, “İstanbul’dan Almanya’ya giden Raif Efendi ile orada tanıştığı Maria Puder arasındaki aşk” şeklinde özetlenebilir.
 
Romanın bu kadar çok okunmasının arkasındaki temel sebeplerinden bir tanesi; naif, iyi niyetli, içine kapanık bir adam olan Raif Efendi ile Puder arasında yaşanan büyük, saf ve masum aşk ilişkisi ve Sabahattin Ali’nin bu ilişkiyi okuyucuya sunmaktaki ustalığı olarak gösterilebilir.
 
Kürk Mantolu Madonna hakkında daha kapsamlı bilgiler için, kitap ile ilgili hazırladığımız dosya ve videoya göz atabilirsiniz


 
5 – O zaman Sabahattin Ali’nin romanlarında genellikle aşk ilişkilerini konu aldığını söyleyebilir miyiz?
 
Hayır. Günümüzde en çok Kürk Mantolu Madonna ile tanınsa ve bu romanın merkezindeki konu Raif Efendi ile Maria Puder arasındaki aşk olsa da, bu kitap aslında Sabahattin Ali’nin yazarlığı içinde bir “istisna” teşkil ediyor.
 
Kürk Mantolu Madonna’nın güncel baskılarının önsözünde de okuyabileceğiniz gibi, aslında Sabahattin Ali’nin Türk öykücülüğünün “toplumsal” yazarı olma gibi bir şöhreti var. Yazarın diğer romanlarında da aşk ilişkileri yer alıyor, ancak bu romanlar daha çok “toplumsal” konulara odaklanıyor.
 
Üstelik, Kürk Mantolu Madonna’da bile, Raif Efendi’nin Almanya’da geçirdiği günlerden önce anlatılan kayda değer uzunluktaki bölümde bile, pek çok toplumsal konuya değiniliyor.
 
6 – Sabahattin Ali’nin toplumsal konulara odaklanması tam olarak ne demek? Bu konuda daha fazla bilgi verebilir misiniz?
 
Çok basit ifadeler kullanacak olursak, Sabahattin Ali “sanat için sanat” akımından çok “toplum için sanat” akımını benimseyen bir yazar.
 
Bu düşünceyle paralel olarak, Sabahattin Ali pek çok eserinde toplumda gördüğü sorunları dile getirerek, bunlara dikkat çekmeye, bu konularda bir şeyler yapılmasını sağlamaya çalışıyor. Yani edebiyat sayesinde ulaştığı insanları, bu gördüğü toplumsal “sorunlar” hakkında bilinçlendirmek gibi bir amaç üstleniyor.
 
Tabi toplumsal konularda farkındalık yaratmaya, edebiyat aracılığıyla bir şeyleri düzeltmeye çalışan her yazar gibi, Sabahattin Ali’nin de yazdıkları politik görüşlerinden fazlasıyla etkileniyor. Solcu bir yazar olan Sabahattin Ali’nin gerek hikayelerinde, gerekse romanlarında bu görüşten izler bulmak mümkün.
 
7 – Buna biraz daha somut örnekler verebilir misiniz? Kürk Mantolu Madonna dışındaki romanlarda ne gibi toplumsal konulara değiniliyor, ne gibi eleştiriler getiriliyor?
 
Yazarın ilk romanı olan Kuyucaklı Yusuf, Edremit kasabasının kaymakamı Salahattin Bey tarafından evlat edinilen Yusuf’u konu alıyor. İyi niyetli, çalışkan, içine kapalı bir genç olmasına karşın Yusuf, kasaba eşrafından birinin oğluyla çeşitli gerginlikler yaşıyor ve deyim yerindeyse, kasabadaki hayatı cehenneme dönüyor.
 
Sabahattin Ali’nin bu romanda merkeze koyduğu toplumsal eleştiriler, Anadolu kasabalarında paraları ve nüfuzları sayesinde istedikleri gibi hareket eden, hiç kimseye ve hiçbir kuruma hesap vermeyen, tüm yaptıkları yanlarına kalan eşraf üzerinden getiriliyor.  
 
Macide ile Ömer isimli iki genç karakterin çevresinde gelişen olayları konu alan İçimizdeki Şeytan’da ise, Sabahattin Ali 1940’lı yıllarda aydın kesim içinde yaşanan bir tartışmayı, üstü kapalı bir şekilde gündeme getiriyor. Komünist bir yazar olan Sabahattin Ali ve onun gibi düşünen aydınların, bu dönemde en büyük siyasi rakipleri aşırı milliyetçi bir grup, “Turancılar” oluyor. Bu romanda Sabahattin Ali, Turancılık düşüncesine sert eleştiriler getiriyor.
 
Turancılık, İçimizdeki Şeytan’ın bu kavrama getirdiği eleştiriler ve bu düşünceyi savunanların Sabahattin Ali’ye verdiği cevaplar için, İçimizdeki Şeytan dosyamızın Arka Plan bölümüne göz atabilirsiniz.
 
8 – İlgilendiği konular haricinde, Sabahattin Ali’nin romanları edebi açıdan nasıl romanlar? Okunmaları zor mu?
 
Sabahattin Ali’nin romanları pek çok açıdan klasik roman yapısından fazla ayrılmayan eserler. Sabahattin Ali, “toplum için” yazan, yani halka bir şeyler anlatmaya, mesajlar vermeye çalışan çoğu yazar gibi, romanlarında akıcı, sade bir dil kullanmaya özen gösteriyor. Bu nedenle, romanları okunması zor eserler değil.
 
Ancak tabi ki, bu kitapların 1930’lu ve 40’lı yıllarda yazıldığını, bu nedenle günümüzde kullanılmayan çeşitli kavramlar ve kelimeler içerebileceğini, bazı noktalarda yazarın tam olarak neden bahsettiğini anlamak için dönemin koşullarına hakim olmak gerekebileceğini unutmamak gerekiyor.
 
Özellikle bu ikinci nokta için, sitemizdeki kitaplarının arka plan bölümleri faydalı olabilir.
 
9 – Sabahattin Ali’nin romanlarını daha iyi anlamak için önceden bilinmesi gereken bir şey var mı? “Sabahattin Ali’ye Hazırlık” gibi?
 
Yine “toplum için sanat” anlayışıyla paralel olarak, Sabahattin Ali’nin romanlarının pek çoğu kendi içlerinde, herhangi bir ön hazırlık yapılmadan okunabilecek eserler.
Sabahattin Ali’nin hayatıyla ilgili bir biyografik roman olan Başın Öne Eğilmesin, yazar hakkında daha kapsamlı bilgiler almanızı mümkün kılabilir.
 
Fakat bu dönemin ülke koşulları ile yakından alakalı olduğu için, 1930’lu ve 40’lı yıllarda Türkiye’nin tarihine hakim olmak, özellikle Sabahattin Ali’nin de önemli bir parçası olduğu siyasi akımın, komünist olmanın kendi hayatı üzerindeki olumsuz etkilerinin bilincinde olmak, yazarın romanlarında seçtiği konuları ve bu konuları ele alış şekillerini daha iyi anlamayı mümkün kılabilir.
 
10 – Sabahattin Ali’nin bütün romanlarını bitirdim! Şimdi ne okumalıyım? Sabahattin Ali’yle ortak noktaları olan yazarlar kimler?
 
Sabahattin Ali’nin romanlarını bitirdikten sonra, benzer eserler için pek çok farklı yola başvurabilirsiniz:
 
1 – Sabahattin Ali’nin öykülerini, mizahi yazılarını, şiirlerini, hatta yazarla çok ilgiliyseniz, mektuplarını ve duruşma belgelerini okumak keyifli bir deneyim olabilir.
 
2 – Sabahattin Ali’yle benzer politik görüşlere sahip olan, benzer konulara değinen ve benzer üslupta yazan pek çok  yazar bulabilirsiniz. Özellikle Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Orhan Kemal gibi toplumcu yazarların eserleri tercih edilebilir.
 
3 – Biraz daha farklı bir deneyim veya olayları iki farklı taraftan da değerlendirebilmek için, Peyami Safa ve Nihal Atsız gibi, Sabahattin Ali’yle aynı dönemde yaşayan, ancak ona karşı çıkan kişilerin eserlerine göz atmak da enteresan bir deneyim olabilir.

 
Bonus: Yazarın ismi nasıl okunmalı? Sabahattin Ali mi? Yoksa A’yı uzatarak, Sabahattin Âli şeklinde mi?
 
Türk Edebiyatı ile ilgili en yaygın yanlışlardan bir tanesi, Sabahattin Ali’nin soyadını A harfini uzatarak, Sabahattin Âli şeklinde okumak. Yazarın ismi Sabahattin Ali, dolayısıyla soyadının da günlük hayatta “Ali” isminin telaffuzundan farksız şekilde okunması gerekiyor.
 

Bilinç Akışı'nı Anlamanıza Yardımıcı Olabilecek 5 Türk Romanı


Tefrika Yoluyla Yayımlanan Türk Romanları


Sanat İçin Sanat Sloganını Daha İyi Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman


Toplumcu Gerçekçilik Akımını Anlamak İçin Okuyabileceğiniz 5 Roman