Benzetme / Teşbih

Edebi eserlerde sık kullanılan bir söz sanatı olan benzetme veya Eski Türkçede yaygın olarak kullanılan kavramla “teşbih", bahsedilen bir öğeyi okuyucunun kafasında canlandırmak, anlamı güçlendirmek ve anlatımı zenginleştirmek için başka bir şeye “benzetmeyi” ifade eder.
 
Aşağıdaki dört cümle, son derece basit benzetme örnekleri olarak sunulabilir.

 
Güneş gibi parlayan sarı saçları omuzlarına düşüyordu.

Bir çita gibi koşarak otobüsü yakaladı.

Gözleri, okyanus kadar mavi ve alabildiğine derindi.

Ayrılık acısı, bir bıçak gibi kalbini parçalıyordu.
 
Bu benzetmelerde görebileceğiniz ortak nokta, hepsinin benzetme yapmak için “gibi” veya “kadar” şeklinde sözcükler kullanmasıdır. Teknik olarak, bu sözcükler “benzetme edatı” olarak tanımlanır, ancak benzetme yapılabilmesi için, bunların kullanılması şart değildir. Bunların olmadığı  durumlarda benzetme kullanıldığını görmek biraz daha zor olabilir.
 
Aşağıdaki cümlelerde örnek olarak sunduğumuz benzetmeler, bunlara örnek olarak gösterilebilir.

 
Elini salladıkça yüzüğü bir güneşe dönüşüyor, loş odayı farklı açılardan aydınlatıveriyordu.

Kağıtları bir derviş edasıyla, sakin sakin dağıtıyordu.

O korkunç sesi duyduğunda, vücudu bir kediymişçesine irkildi.

 
 

Benzetme, Metafor, Sembol ve Alegori kavramları arasındaki ilişki zaman zaman kafa karışıklığı yaratabilir. Bu kavramların hepsini bir arada ele alan bir yazı için buraya bakabilirsiniz. 

Tamamlanmamış Roman


Mesire Yerleri


Önseme (Foreshadowing) Nedir?


Klasik Roman Yapısı