Ateşten Gömlek Halide Edib Adıvar

Alıntı #1, Sayfa 29 - 30: 
- Cemal! İhsan! Bak benim de iki bacağım koptu, kafam parçalandı. Bana karşı muhabbetinizde aşağı eğilen bir şey vardı. Niçin bunları görmeden öldünüz? Ben de bu ezeli şeyler için, bayrak için, namus için parçalandım. 


Açıklama
Romanın anlatcısı Peyami, kitap boyunca Cemal ve İhsan gibi bir asker olmamanın, Milli Mücadele'ye onlar gibi hayatını vererek katkı sağlayamamanın "sıkıntısını" yaşar. Önemli Karakterler bölümünde Peyami sekmesi altında daha iyi inceleyebileceğiniz bu durum, romanın anlatıcısının kendi kahramanlıklarını görmeden şehit düşen arkadaşlarına bu "serzenişinde" de görülebilir. 
 
Alıntı #2, Sayfa 54: 
Her azam kopuncaya kadar Ayşe! Sen duymadın, bilmedin, yeşil gözlerinde yaş kurudu. Bana merhametle baktın. Hala bilmiyorsun. Bak iki bacağım koptu, fakat dövüşmek için iki kolum daha var. Aç gözlerini Ayşe, alnındaki kırmızı yarayı kaldır. Yanında yatan şehitten etrafındaki ölenlerden ben aşağı değilim. Ben de, ben de senin için, İzmir için her azam kopuncaya kadar vuruşacağım. 


Açıklama
Peyami, yukarıdaki alıtnıda görebileceğiniz mahcubiyet duygusunu İhsan ve Cemal'e göre çok daha şiddetli bir şekilde Ayşe'ye karşı da hisseder. Anlatıcı, Tıpkı diğer arkadaşları gibi, kendi durumunu görmeden hayatını kaybeden Ayşe'ye bu şekilde seslenir. 
 
Alıntı #3, Sayfa 61: 
"İşte diyorum, şu dik erkanıharp yakasının altında kızıl bir gömlek, ateşin bir gömlek var. Bu zavallının teninden içine bu ateşin nasıl geçtiğini kendi gömleğim gibi biliyordum. Bu kızıl gömleği Ayşe'nin gözleri tutuşturdu. Bu garip gömleği İhsan'dan başka acaba kaç kişi yaşıyacak? (...)


Açıklama
Romana başlığını da veren ve yaşanan olaylar sırasında sık sık dile getirilen "Ateşten Gömlek" ifadesi; Peyami, İhsan ve çevrelerindeki insanların ülkeyi kurtarma, İzmir'i ele geçirme ve Ayşe'ye "layık olma" hissini yansıtır. 
 
Alıntı #4, Sayfa 78: 
Bu kadar musibet ve korku içinde bütün dünyada bizden mesut adam olamazdı. (...) Artık Ateşten Gömlek arkamda, ateşten kamçı Ayşe'nin elinde onun götürdüğü yola gidiyordum.


Açıklama
Yine Ateşten Gömlek ifadesi ile birlikte sunulan bu ifadeler, Kurtuluş Savaşı sırasındaki koşulları ve karakterlerin bu koşullar karşısındaki duruşunu ifade eder. Benzer bir alıntı, doksan altıncı sayfada da görülebilir.
 
Alıntı #5, Sayfa 96: 
Ne zamana kadar kan, ne zamana kadar ıstırap ve ne meşakkat! Ne zaman bu kadar mebzul akan genç kanı ve göz yaşına mukabil bir avuç toprağımız bize kalacak?
 
Alıntı #6, Sayfa 147: 
Bahçe bile sedye ile dolu. Birçoğu ayakta, kolları, bacakları sarılı topallayarak geliyorlar. Bu zabitlerin hiçbiri şikayet etmiyor. Cesur ve vakur' yüzleri çamur, kan ve barut içinde; hepsi sigara içiyor. 

Açıklama
Analiz bölümü altında Zaman ve Mekan sekmesinde okuyabileceğiniz gibi, Ateşten Gömlek Kurtuluş Savaşı döneminin koşullarını okuyucuya aktarması bakımından da önemli bir eserdir.