Dert Dinleme Uzmanı Adalet Ağaoğlu

Özet
Detaylı Özet
Ana Hatlar


Bu bölümde, aktarılan "olayları" kronolojik sırayla sunmaya çalışsak da, olaylardan çok düşüncelere, tespitlere ve Dert Dinleme Uzmanı'nın karakterine odaklanan roman, gerçek anlamda özetlenemez. 
 

 
Roman, “semtin” kahvesinde ismi verilmeyen bir anlatıcının “Dert Dinleme Uzmanı” olarak tanıttığı biriyle karşılaşması ile açılır. Bu kişiyi daha önce görmüş olsa da, anlatıcı onunla ilk kez konuşur ve Dert Dinleme Uzmanı ona bir defter verir. Adam kısa süre sonra intihar ettiği için, anlatıcı bu defterle ne yapacağını bilemez, en sonunda defteri olduğu gibi yayımlamaya karar verir.
 
Etrafındaki herkesin dertlerini dinlediği için bu ünvanı alan Dert Dinleme Uzmanı, bir yayınevinde editörlük yapmaktadır. İlk bölümde kendisine bir kitap getiren genç kızın romanının yayımlanma hikayesi anlatılır. Ana karakter, bu romanın başarılı bir roman olmadığını bilse de kızdan etkilendiği için onunla evlenir ve kitabı bastırır. Ancak bu evlilik bir süre sonra biter.
 
İkinci bölüm, Dert Dinleme Uzmanı’nın bir huzurevi kurma çabasına yoğunlaşır. Bindiği bir takside şoförle sohbet eden Dert Dinleme Uzmanı, onun babasını yatıracak bir huzurevi bulamamasından çok etkilenir ve bundan sonra anlatı onun kendisine miras kalan arsalardan birinde bir huzurevi kurma çabasına yoğunlaşır. Her ne kadar iyi niyetle çalışsa da, bu huzurevi projesi de başarılı olmaz ve kısa süre içinde kapanır. 

İlerleyen bölümler, Dert Dinleme Uzmanı’nın başından geçen diğer olaylarla ilgili yorumlarını içerir. Kendisiyle birlikte gelen bir arkadaşının tavrı nedeniyle kabusa dönen bir Viyana seyahati, çevirdiği bir oyun başka bir tercüme ile yayımlandığı için sinirlenen bir yazarın tepkisi ve mahalledeki Tost Simit dükkanında tanıştığı profesörle konuşmaları, romanın önemli anları olarak gösterilebilir.
 
Defterinin son sayfalarına doğru, Dert Dinleme Uzmanı hayatı boyunca yaşadığı suçluluk duygusundan, pişmanlıklardan ve kendine karşı duyduğu nefretten sık sık bahsetmeye başlar. Defterin bu noktasına kadar bir sır olarak saklanan bilgi de, sonlara doğru açıklanır. Dert Dinleme Uzmanı, gençlik yıllarında tanıştığı bir kızla büyük bir aşk yaşamış, ancak “ilk sevdası” bir hastalığın ardından hayatını kaybetmiştir.
 
Kitap - başladığı gibi -  “Takdimci”nin yazdığı satırlarla sona erer. Takdimci, kısa bir açıklamadan sonra, Dert Dinleme Uzmanı'nın son bir şiirini bulduğunu ifade eder ve defterin yazarının şiiriyle roman sona erer. 
 


Bu bölümde, aktarılan "olayları" kronolojik sırayla sunmaya çalışsak da, olaylardan çok düşüncelere, tespitlere ve Dert Dinleme Uzmanı'nın karakterine odaklanan roman, gerçek anlamda özetlenemez. 

 


Takdim


Roman, “semtin” kahvesinde ismi verilmeyen bir anlatıcının “Dert Dinleme Uzmanı” olarak tanıttığı biriyle karşılaşması ile açılır. Bu kişiyi daha önce görmüş olsa da, anlatıcı onunla ilk kez konuşur ve Dert Dinleme Uzmanı ona bir defterini verir. Kısa süre sonra Dert Dinleme Uzmanı intihar ettiği için, anlatıcı bu defterle ne yapacağını bilemez, en sonunda defteri olduğu gibi yayımlamaya karar verir.
 

Rastlantılar ve Çağrışımlar

 
Dert Dinleme Uzmanı, bir yayınevinde editörlük yapmaktadır. Ancak, romanın ilk sayfalarında otobüs durağında bir kadınla dertleşmesinden anlaşıldığı gibi, insanların dertlerini dinlemek konusunda da bir “yatkınlığı” vardır. Dert Dinleme Uzmanı lakabı ona bu nedenle takılmıştır.
 
Romanın ana karakteri normal şartlarda iyi yazılmamış romanları yayımlamayı reddetse de, fiziksel olarak beğendiği genç bir kızın kitabını basmaya karar verir. Bu karar, genç yazar ile editörün yakınlaşmasına sebep olur ve ikili kısa süre içinde evlilik kararı alır.
 
Ancak maddi zenginliğe, gezip tozmaya daha düşkün olan karısı ile kendisi “ayrı dünyaların” insanlarıdır. Bu evlilik, bir süre sonra karısının Dert Dinleme Uzmanı’nı aldatması ile sona erer. Ana karakter eski karısı ve eski kayınvalidesi ile saygılı ilişkilerini korur, hatta romanın ilk bölümü kaynananın kendisine çocukluk ve gençlik yıllarını anlatması ile sona erer.
 

Çağrışım ve Sezgiler

 
Bir taksicinin yatalak olan babası için huzurevi bulamaması ve bu nedenle büyük sıkıntılar yaşaması, Dert Dinleme Uzmanı’nı derinden etkiler. Bu bölüm, editörlük işinden çok ailesinden kalan para ve arsalar sayesinde geçindiğini anladığımız Dert Dinleme Uzmanı'nın bir huzurevi bulma çabasına yoğunlaşır. 
 
Dert Dinleme Uzmanı bir mimar arkadaşıyla bu projeye dört elle sarılır. Yapmaya çalıştığı iş etrafındakilerin takdirini kazansa da huzurevi beklendiği kadar başarılı olmaz, kısa süre içinde lise öğrencileri için bir yurda çevrilir, daha sonra da tamamen kapatılır.
 

Sezgi ve Kuşkular

 
Romanın üçüncü bölümü, Dert Dinleme Uzmanı’nın üniversite yıllarından sonra asistanlık yapma çabasını, daha sonra da editörlüğe başlamasını konu alır. Yeni bir yayınevinde çalışmaya başlayan Dert Dinleme Uzmanı, bir gün seksen yaşında, saygıdeğer bir yazar tarafından ziyaret edilir ve onun çevirisini yaptığı bir oyunun farklı bir çeviriyle yayımlanması konusundaki şikayetlerini dinler.
 
Bundan sonra, Dert Dinleme Uzmanı yurt dışında okuyan bir arkadaşını ziyaret etmek için Viyana’ya yaptığı seyahati anlatır. Bu seyahate zorla katılan üçüncü bir arkadaşın sürekli başkaları üzerinden geçinmeye çalışması, kendini zorla evde kalmaya davet ettirmesi, hatta en sonunda parasını çaldırdığını iddia ederek Dert Dinleme Uzmanı’ndan para istemesi, bu seyahati onun için bir ıstıraba çevirir.
 

Kuşku ve Sabırlar

 
Romanın dördüncü bölümü, ofiste yapılan badana nedeniyle evinde kalan Dert Dinleme Uzmanı’nın, mahallesindeki Tost Simit dükkanında bir profesörle tanışması ile başlar. Daha önceden de gördüğü profesörle yakın bir arkadaşlık kuran editör, sık sık onunla dertleşmeye, profesörün rakibi olan “pipolu” hakkında bilgiler almaya başlar.
 
Profesör, pipolunun karısı ile kendi ailesi arasında yaşanan bir süreç nedeniyle, ona karşı hiçbir şey yapamadığından, yaptığı her şeyin bir intikam çabası olarak değerlendirilmesinden kortkuğunu ifade eder. Profesörün karısının bir trafik kazasında ölmesinden sonra, konu profesörün bu konuda yaşadıklarına gelir.
 
Romanın son bölümüne doğru, Dert Dinleme Uzmanı’nın da hayatındaki pişmanlıklar, suçluluk duygusu ve kendinden nefret etmesi sık sık dile getirilir.  
 

Sabır, Öç ve Takdimci

 
Romanın son bölümü, yine bu kendinden nefret teması üzerinden ilerler. Defterin son sayfalarında, Dert Dinleme Uzmanı yıllar önce aşk yaşadığı ilk sevgilisini hatırlar. Yazdıkları boyunca bir sır olarak tuttuğu ilişki, sevgilisinin bir hastalık sonucunda ölmesiyle noktalanmıştır.
 
Mimar dostuyla birlikte üzerinde çalıştığı bir kitabın onun editörlük kariyeriyle sonuçlanmasının ve yazdıklarını yayınlamayı hiçbir zaman düşünmediğinin açıklanması ile, romanda anlatılan temel olaylar da bir finale ulaşmış olur.
 
Romanın son satırları, yine hikayeyi bize ulaştıran Takdimci tarafından yazılır.
Takdim
 
Dert Dinleme Uzmanı – Yayınevinde editör – Takdim eden kişi – Karşılaşma – Konuşma – Bakışma – Defter – İntihar – Defterle ne yapılacak? Olduğu gibi yayınlama
 
I Rastlantılar ve Çağrışımlar
 
Genç kız, yaşlı kadın: Oğlunun yurt dışı tayini – Kızının üniversitede görevi – Eve kadın alma – Dolap – Marangoz bekleme – Aylar sonra – Hoş kızın romanı – Akşam yemeği – Hoş kızın ailesi – Evlenme kararı – Kaynananın eve tepkisi – Marangoz – Evlilik, evliliğin ilk günleri – Kütüphane yaptırma – Anneyle konuşma – Marangoz, dolandırılma – Annenin gönderdiği marangoz – Kütüphanenin yapılması – Karısının kitabı – Yurt dışı seyahatinden dönüş – İletişim danışmanı – Kitabın satışı – Boşanma kararı, boşanma süreci – Kaynananın tepkileri – İletişimci kadın – Yazarlar , aydınlar, kadınlar – Eski kayınvalide ile yemek: Gençliğindeki kaçamaklar: Çocukluk yılları, babanın erkek çocuk isteği – Fakülte yılları – Babaya inat – İnsan hakları inceleme komisyonu – Kocasıyla tanışma, evlilik – Çocuklar
 
II – Çağrışım ve Sezgiler
 
Taksi – Taksicinin yanına oturma – Taksiciyle dertleşme: Eve ekmek götürme – Çoluk, çocuk – Yatalak baba – Huzurevi – Huzurevi’nin yeri – Taksiciyle ağlaşma – Taksiciye yardım sözü – Kendi ailesi – Dedesi – Babası ve annesi, üniversite, avukat ve hakim – Ailesinin ölümü – Huzurevi fikri – Taksicinin babasının ölümü – Proje, mimar arkadaş – Yapılışı, açılışı, övgüler, boş kalma – Gelen çift – Huzurevini satın alıp otel yapma fikri – Kız Meslek Lisesi – Mirasyedi – Kız Meslek Lisesi’nin kapanması, anlaşmanın iptali – Çağrışım
 
III - Sezgi ve Kuşkular
 
Mimar arkadaş ile dostluk  - Üniversiteden mezuniyet – Asistanlık (askerlikten kaçma) – Yeni yayınevi, ofis – Saygıdeğer yazar ve şikâyeti – Viyana’daki arkadaşın daveti, üniversite arkadaşının dahil olma çabası – Pembe Melek – Birlikte gelen arkadaşın yaptıkları: Para isteme, sigara isteme, para çaldırma iddiası – İstanbul’a geri gönderme – Sonraki ilişki
 
IV – Kuşku ve Sabırlar
 
Ofiste badana, evde çalışma – Sıcak, nem – Tost Simit dükkanı, müşterileri – Profesör – Profesörle konuşma – Öğrenciler, yaşlılık, kıyafetler – Edebiyat ve tarih – Profesör ile tekrar buluşma – Değişen şehir – Pipolu ve karısı – Tanışma, karısının gençlik yılları – Profesörün karısını kıskanma – Araştırma, intihal, intikam isteği – Pişmanlık – Profesörün eşinin ölümü, Kendinden nefret
 
V Sabır, Öç ve Takdimci
 
Defterin sonu, kendinden nefret – Telefon – Şarkılar – İlk sevda – Tanışma - (Gazete, dergi, yazılar) – İlk sevdanın ölümü – “Sır” – Mimar dostla yazılan kitap, editörlük işleri