Dert Dinleme Uzmanı Adalet Ağaoğlu

Dar Zamanlar Serisi
Adalet Ağaoğlu ve Edebi Arka Plan
Dert Dinleme Uzmanı, Adalet Ağaoğlu’nun en tanınmış romanlarından bazılarını içeren “Dar Zamanlar” serisinin dördüncü kitabı olarak sunulur. Romanı bu bilgiyle birlikte değerlendirebilmek için, serinin önceki kitaplarına hakim olmak faydalı olabilir.
 
Serinin birinci kitabı Ölmeye Yatmak, kocası Ömer’i bir öğrencisi ile aldatan öğretim görevlisi Aysel Dereli’yi merkeze koyar. Aysel, yaptığı şeyden duyduğu pişmanlık nedeniyle bir otel odasında intihar etmeye çalışır: Romanın adı da, Aysel’in bu çabasından gelir.

Kitap, “ana bölümleri”nde Aysel’in bu otel odasında yaşadığı kısa süreyi konu alırken, “ara bölümler” onun çocukluğunu, gençlik yıllarını, kısacası, bu noktaya nasıl geldiğini gösterir.
 
Romanın sonunda Aysel’in intihar girişimi başarısız olur. Ana karakter, otel odasını terk ettiğinde kocasını aldatmış olmayı pişman olunacak, olumsuz bir olay olarak görmeyi bırakır, bunu etrafındakilerin kendisinden beklemediği, tamamen kendi özgün iradesi ile yaptığı ilk davranış olarak değerlendirmeye başlar.
 
Serinin ikinci kitabı Bir Düğün Gecesi, merkeze Aysel’in kocası Ömer ve kız kardeşi Tezel’i yerleştirir. Aysel ve Tezel’in yeğeni Ayşen’in düğünü sırasında geçen roman, Ömer’in gözünden anlatılır. Fakat - bir önceki romanda da olduğu gibi - “ara bölümler” odak noktasını Ömer’den uzaklaştırıp düğüne katılan farklı konuklara çeker. Bu da, Adalet Ağaoğlu’nun tek bir gece üzerinden 1970’li yıllarda Türkiye hakkında pek çok tespit yapmasını mümkün kılar.
 
Serinin son halkası, Hayır… yeniden Aysel Dereli’ye döner. Aradan geçen yıllarda kocası Ömer’den boşanan ve iyice yaşlanan Aysel, kendisine verilecek bir onur ödülünü almaya gitmek için hazırlanmaktadır. Ancak bu hazırlıklara rağmen, romanın sonunda ödül törenine gitmez ve ortadan kaybolur.
 


Üç roman içinde roman tekniği açısından en sıra dışı kitap olarak tanımlayabileceğimiz Hayır… Aysel’in iç dünyasına yoğunlaşır. Hayatı boyunca, kocası Ömer’i aldatması da dahil olmak üzere, hiçbir noktada toplumdan bağımsız, özgün bir harekette bulunmadığına karar veren Aysel, bir taraftan aydın intiharlarını incelerken, diğer taraftan da geçmişi ve hayalleri ile yüzleşir.
 
Hayır…, aynı zamanda Aysel’in Ömer’i aldattığı öğrencisi Engin ve Aysel ortadan kaybolduktan sonra yaşananlara da değinir.
 
Bütün bu bilgiler ışığında düşünüldüğünde, Dert Dinleme Uzmanı’nın Dar Zamanlar serisinden aslında oldukça uzak bir konumda olduğu görülebilir. Roman, daha önceki kitaplarda karşımıza çıkan Aysel, Ömer, Tezel, Engin gibi karakterleri kullanmadığı gibi, bu kişilerden çok net bir şekilde de bahsetmez.
 
Adalet Ağaoğlu, Cumhuriyet gazetesine verdiği bir röportajda, romanın Dar Zamanlar serisinin bir devamı olarak sunulmasının, yayınevinin “haklı bir yönlendirmesi ile” gerçekleştiğini ifade eder:

Gerçekten de bu romanlardaki dürtülerim sanıyorum bugün bile hâlâ geçerli, hem de fazlasıyla. “Dert Dinleme Uzmanı”nın o üçlemenin dördüncüsü olması, açıkçası yayınevimin haklı bir değinisinden doğdu. “Dar Zamanlar”, belirttiğim çizgi üstünde süregelmişti. Böylece gele gele de dertler ve şikâyetlerle dolu bir “ulus” haline düştük.[1]
 
Adalet Ağaoğlu’nun bu kitabı aslında Dar Zamanlar serisinden bağımsız olarak yazmaya başladığı imasını taşıyan bu cümleler, yine de kitabın bu seriye nasıl bağlanabileceğini de ortaya koyar.
 
Dert Dinleme Uzmanı, karakterler ve takip ettiği olay örgüsü açısından Dar Zamanlar’ın geri kalanından tamamen bağımsız olsa da, belli bir dönemde Türkiye’nin durumunu göstermeyi hedeflemek açısından serinin geri kalanıyla aynı amacı taşır. Üstelik, merkeze intihar etmiş, aydın bir karakter konulması, daha önceki kitaplarda merkeze konulan karakter yapısı ve incelenen temaların, Dert Dinleme Uzmanı’nda da bir kez daha ele alınması anlamına gelir.
 
[1]http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kitap/72599/Adalet_Agaoglu_ndan__Dert_Dinleme_Uzmani_.html

Dert Dinleme Uzmanı'nı değerlendirirken, bu romanın Adalet Ağaoğlu'nun romancılığı içinde nasıl konumlandırılabileceğini görmek, romanı daha iyi değerlendirmeyi sağlayabilir.

Dert Dinleme Uzmanı'nın Adalet Ağaoğlu açısından en büyük önemi, bunun 1993 yılında yayımlanan Romantik - Bir Viyana Yazı'ndan sonraki ilk romanı olmasıdır. Aynı zamanda, Dert Dinleme Uzmanı son halkası 1987 yılında yayımlanmış olan Dar Zamanlar üçlemesinin de devamı olarak sunulur. Dar Zamanlar hakkında daha fazla bilgi almak için, yandaki sekmeye göz atabilirsiniz. 

Adalet Ağaoğlu'nun romancılık anlayışının temel özellikleri yazdığı kitaplarda yalnızca bir olay anlatmakla yetinmemesi, aynı zamanda roman türünün sınırlarını zorlayarak, ele aldığı karakterlerin iç dünyasını incelemeye çalışarak, bütün bunların okuyucuya nasıl ulaştırılabileceğini düşünerek yazmasıdır. Bu nedenle, yazarın tüm romanlarında oldukça sıra dışı zaman kullanımları, farklı karakter yapıları ve ilginç kurgu özellikleri bulunur. 

Adalet Ağaoğlu'nun bu tutumu, postmodern edebiyat akımı içinde değerlendirilebilir. Türk Edebiyatı'nda da özellikle 1980'li yıllardan sonra etkili olan bu akım, pek çok yazarın toplumsal konulardan uzaklaşarak farklı şekillerde, farklı yöntemler kullanarak roman yazma çabasına girmesi ile karşımıza çıkar. Adalet Ağaoğlu'nun romanlarında, özellikle de Dar Zamanlar serisinde toplumsal konulardan uzaklaştığını söylemek mümkün olmasa da, yazar benzer teknikleri diğer romanlarında, örneğin Dar Zamanlar'ın ikinci ve üçüncü kitapları Bir Düğün Gecesi ve Hayır gibi romanlarda da kullanır. 

Roman içinde belli bölümler, Adalet Ağaoğlu'nun Dar Zamanlar dışındaki kitapları ile de benzerlikler içerir. Analiz bölümünde daha detaylı okuyabileceğiniz gibi, Adalet Ağaoğlu'nun Romantik - Bir Viyana Yazı'nda konu aldığı bir karakter, neredeyse aynı şekilde Dert Dinleme Uzmanı'nda da karşımıza çıkar. Bu konuyu açıklığa kavuşturabilecek bir detay, yazarın buradan okuyabileceğiniz röportajda yaptığı bir açıklamadır:

Ben Dert Dinleme Uzmanı’nı niye yazdım sanıyorsun? Hepsi başımdan geçti onların. İnsan yutamıyor onları, başka bir anda rastlaşıyorsun. Rastlaşmalar, benim için an kadar önemli. Şimdi ne yapacağız diyorsun? Sabır diyesim geliyor. Ama sabrın da hesabını veriyorum o kitapta: Sabredip de enayi mi olacağız diye bitiriyor adam. Hele Hayır romanı çıktıktan sonra bütün aydınları intihara mı zorluyorsun diyen çok oldu bana…

Yazarın bu cümleleri, romanda konu alınan olayların doğrudan kendi başından geçtiğini, böyle bir durumla, hayatında yaşadığı bir olayı konu almaya çalıştığını gösterir. İki romanda neredeyse aynı durumun iki farklı şekilde karşımıza çıkmasının, temel bir açıklaması bu olabilir. 

Adalet Ağaoğlu'nun verdiği röportajlarda Dert Dinleme Uzmanı ile ilgili sık sık tekrarladığı açıklamalardan bir tanesi de, bu romanın onun bilgisayarda yazdığı ilk roman olmasıdır. Roman içinde karşımıza çıkan farklı noktalama işaretleri, kalın, italik ve altı çizili olarak yazılan bölümler ve farklı sayfa yapıları, bu durumun göstergeleri olarak okunabilir.

Özellikle kullanılan deneysel üsluplar açısından değerlendirildiğinde, Dert Dinleme Uzmanı Adalet Ağaoğlu'nun romancılığı içinde rahatlıkla konumlandırılabilir. En çok bilinen özellikleri karakter isimleri içermemesi ve zaman - mekan konusunda pek çok detayı belirsiz bırakması olan roman, yazarın romancılık anlayışını yansıtır. 

Bu romanı okumadan bilinmesi faydalı olabilecek kavramlar için, aşağıdaki yazılara göz atabilirsiniz:

Klasik Roman Yapısı

Doğrusal Zaman ve Farklı Zaman Kullanımları

Üstkurmaca