Kuşlar da Gitti Yaşar Kemal

Alıntı #1, Sayfa 38: 
Şu Taksim alanında birbirlerini ezenler, o kadar insanın içinde hak tu, diye ortalığa tükürük savuranlar, sümkürenler, sümüklerini ağaç gövdesine sürenler, hasta yüzlüler, vıcık vıcık boyalılar, suratlarından düşen bin parça olanlar, düşman gözlüler, gülmeyenler, birbirlerinin gözlerini oyacak, kuyusunu kazacaklarmış gibi bakanlar, korkanlar, utananlar, bunlar mı, korkanlar, ben, ben, ben diyenler, bunlar mı? Kuşlar da gitti…

Açıklama
Yaşar Kemal’in romanda konu aldığı insan sevgisi, her şeye rağmen savunulan bir insan sevgisi olarak yorumlanabilir.
 
Değişen, git gide acımasız, sert hale gelen İstanbul’un insanları da, yazarın bu betimlemelerle göstermeye çalıştığı gibi, aynı şekilde değişmektedir. 
 
Alıntı #2, Sayfa 54: 
Sokaklarında yalnız birbirlerine gösteriş yapmak, para para, yalnız para kazanmak için yaşayan, insanlıklarını unutmuş yaratıklar caka satacaklar. Otomobiller yüz elli, iki yüz kilometreyle Londra asfaltında insan ezerek buraya girecek. Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder gibi başlarını alıp çekip gidecekler. 

Açıklama
Bir önceki alıntıda ifade edilen insanların farklı bir boyutunu eleştiren bu alıntı, aynı zamanda romanın melankolik, nostaljik ve şiirsel diline de iyi bir örnek teşkil eder. 
 
Alıntı #3, Sayfa 57: 
“Önce Kazlıçeşme gecekondularına gidelim,” dedi. “Onlar Anadoludan yeni gelmişlerdir. Kim bilir, belki…” 

Açıklama
Artık kuş satılmamasını, şehirlilerin insanlıklarını kaybetmelerine bağlayan Mahmut, Kazlıçeşme’de, Anadolu’dan henüz gelmiş kişilerin henüz bu kadar “kötüleşmemiş” olacaklarını düşünür. Ancak işler, orada beklediği gibi gitmez. 
 
Alıntı #4, Sayfa 59: 
“İyi vallahi”, dedi. “Siz kuşları tutup günaha girecek, biz kurtarıp sevaba nail olacağız, öyle mi?” 

Açıklama
Kazlıçeşme halkının, kendilerine serbest bırakmaları için kuş satmaya çalışan Mahmut ve çocuklara tepkisi, bu şekilde olur. 
 
Alıntı #5, Sayfa 76: 
Uzaktan, İstanbuldan uğultular geliyor, kızıl kanatlı yırtıcı kuş Menekşenin üstünde, göğsünü esen yele verip kanatlarını germiş süzülüyor, önümde İstanbul şehrinin acımasızlığının, yitmişliğinin, kendi kendini, insanlığını unutmuşluğunun, çok şeyler yitirmişliğinin bir anıtı, yüzlerce kuş başından dikilmiş bir anıtı duruyordu. 

Açıklama
Romanın son cümlesi, bir bakıma, Yaşar Kemal’in eserde göstermeye çalıştığı tüm duygu ve düşüncelerin bir özetini sunar.