Nur Baba Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Nigar
Nur Baba
Macid
Ziba Hanımefendi

Romana adını veren karakter Nur Baba olsa da, merkezdeki karakter Nigar'dır. 

Romana adını veren karakter Nur Baba olmasına karşın, eserin ana karakteri Nigar’dır. Ziba Hanımefendi vesilesiyle romana katıldıktan sonra, hikayenin odağına yerleştirilen Nigar, zengin ve nüfuzlu bir Osmanlı ailesinden gelen, genç, güzel bir kadındır.
 
Nur Baba süresince karşımıza tamamen farklı iki şekilde çıkan Nigar, romanın ilk bölümlerinde Kocası Eşref Paşa’nın Madrid’e gitmesi ile yalnız kalmış, hayatında “gerçek” bir şeylerin arayışında olan bir kadın olarak gösterilir.
 
Bunun romandaki önemi açıklamalarından bir tanesi, anlatıyı Macid’in devraldığı bölümde net bir şekilde ortaya koyar. Nigar’ı güzel olduğunun bilincinde olan, rahatını seven, sevilmekten hoşlanan bir kadın olarak tanımlayan Macid;
 
“Fakat sevmek! Bu asla onun işi değildir. Yegane sevebileceği yine kendisidir.” 1
 
şeklinde bir yorum yapar.
 
Bu bağlamda, Nigar’ı romanın Bektaşi dergahları dışında bir toplumsal eleştiri unsuru olarak okumak da mümkün hale gelir. Zenginlik ve rahatlık içinde yaşayan, ancak uğruna yaşayacağı bir şey olmayan Nigar, “anlamsız” bir hayat sürmektedir.
 
Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi, iki çocuğu olduğunun belirtilmesi dışında, bu çocuklarla ilgili en ufak bir bilgi bile verilmemesidir. Romanda Nigar’ın çocuklarıyla, ailesiyle zaman geçirdiği bir zaman dilimi bile yer almaz. Bu amaçsız, “boş” hayatı, başlarda esrarengiz bir macera2 olarak gördüğü Bektaşi dergahına kendisini kaptırması ile tamamen farklı bir boyut kazanır.
 
Romanın sonunda karşımıza çıkan Nigar ise, halası Ziba Hanımefendi’nin kaderini paylaşan, ancak bu kaderi üstünden atamayan bir karakter haline gelmiştir. Tıpkı halası gibi dergahı hayatının merkezine koyan, hatta maddi varlığı nedeniyle dergahın ayakta durabilmesini sağlayan Nigar, halasının aksine kendisini bu topluluğun dışına çıkaramaz.3
 
Nur Baba onu elde ettikten sonra, giderek bakımsız hale gelen, yaşlanan, güzelliği kaybolan Nigar’ın dergah içindeki önemi de azalır. Nigar, kendisini Nur Baba’ya ve Bektaşiliğe duyduğu aşk içinde kaybeder.
 
Kitabın başında yer alan “İkinci İzah” bölümünde, Yakup Kadri bu hissiyatı “Frenklerin “amour mystique – “Tasavvufi aşk”” olarak tanımladığı duyguyla açıklar: Nigar’ın yaşadığı, insanın ruhunun derinliklerine kadar işleyen fiziksel bir tutku ve manevi bir bağımlılıktır.4
 
Dipnotlar

s. 84
s. 56
s. 151
4 s. 18

Romana adını veren karakter Nur Baba olsa da, merkezdeki karakter Nigar'dır. 
 
Romana ismini veren karakter olan Nur Baba, gerçek ismiyle Nuri, romanın önemli karakterlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Romanın adı doğrudan bu karakterden gelmesine karşın, Nur Baba’nın bir karakter olarak rolü Nigar’a göre daha azdır. Yakup Kadri, romanda odak noktasına Nigar’ı yerleştirir ve yaşanan olayları bu karakter etrafında ele alır. Nur Baba ise, eserde bir karakter olmaktan çok, merkeze konulan temayı ve eleştirilen dergahları temsil ettiği için kitaba adını verir.
 
Nur Baba’nın, kendi ismiyle anılan dergahın başına geçişi bile enteresan bir hikayedir. Dergahın bir önceki “babası” Afif Baba tarafından Anadolu’dan İstanbul’a getirilen Nuri, onun ölümü üzerine karısı Celile Bacı ile evlenir. “Bir önceki “baba”nın eşi ile evlenerek” dergahın başına geçtiğinde, Nuri neredeyse şımarık, Yakup Kadri’nin kullandığı kelimelerle “genç, tecrübesiz ve biraz da cahil” bir adamdır.1
 
Nur Baba’nın başına geçtiği dergahın dağılmamasını sağlayan en önemli unsur, Celile Bacı olur. Afif Baba’nın yaşadığı son günlerde dergahın giderek boşaldığını, boş ve mutsuz bir yer haline geldiğini hatırlayan Nur Baba, bir süre Celile Bacı’nın yardımıyla dergahın nizamını korumaya çalışır.2
 
Nur Baba’nın romandaki en önemli özelliği; insanlarda ruhani duygular uyandırabilen, kendisinin ilahi bir kişi olduğu izlenimini yaratabilen bir adam olmasıdır. Yakup Kadri, Nur Baba’nın dergahın gelenek ve yapısına en az kendisinden önce gelen Afif Baba kadar hakim olduğunu yazar.Ancak yazdığı şiirlerde ve söylediği sözlerde yaptığı hatalar, onun gerçek anlamda bilge bir din adamı olmadığını da ortaya koyar niteliktedir.4 Dini bakımdan olağanüstü olmayan bu karakter, insanlara karşı takındığı tavır ve yaptığı hareketlerle, huzuruna çıkan insanları etkilemeyi başarır.
 
Özellikle kadınlara karşı bir düşkünlüğü olan Nur Baba, roman boyunca eşi Celile Bacı’nın yanı sıra Ziba Hanımefendi, Perestev Hanım, Nasib Hanım, Nigar ve Süheyla gibi kadınlarla da çeşitli boyutlarda ilişkiler yaşar. Romanın 131. sayfasında, kadınlarla konuşmayı iyi bildiği ve bu kadınları etkilemek için onları çözümleyip, daha sonra onları “ağına  düşürmek için” farklı  stratejiler kullandığı gösterilen Nur Baba, bir süre onlarla birlikte olduktan sonra sıkılıp farklı maceralar da aramaktan geri kalmaz. Ziba Hanımefendi ile ilişkisinden sıkılıp Nigar ile görüşmeye çalışması, Nigar’dan sıkılıp Süheyla ile nikah kıyması, hep bu durumun örnekleri olarak gösterilebilir.
 
Tüm bu özellikleri, onun romanda eleştirilen dergahların tam bir temsilcisi olduğu sonucunu çıkarmamızı sağlayabilir.

 
Dipnotlar

s. 38
s. 37
3 s. 38
s. 166

Romana adını veren karakter Nur Baba olsa da, merkezdeki karakter Nigar'dır. 
 
Romanda Macid’in ismi, Nigar’ın tanıtıldığı ilk anlarda onun uzak bir akrabası olarak kullanılır. Nigar’ın eşi Eşref Paşa’nın yokluğunda, bu genç adam ile Nigar arasında bir aşk başladığı söylenmektedir.
 
Bu noktadan sonra Macid, romanda bir karakterden çok bir kurgu ögesi olarak kullanılır. Macid’in en önemli rolü, eserin en uzun bölümleri arasında yer alan yedinci bölümün onun gözünden anlatılmasıdır. Yakup Kadri, Macid’in Nigar ile birlikte Bektaşilerin arasına katıldığı bir toplantıyı, bu karakterin “hatıra defterine” yazdığı şekilde aktarır.
 
Yazarın buradaki amacının, kendisini Bektaşilikte kaybedecek olan Nigar gibi bir karakterin aksine, daha “sağlıklı” düşünen ve dergahın “dışında” yer alan bir kişinin görüşlerini aktarmak olduğu söylenebilir. Bir başka deyişle Macid, Bektaşi dergahında yaşananların, normal bir insan tarafından nasıl algılanacağını okuyucuya göstermek için kullanılır. 

Romana adını veren karakter Nur Baba olsa da, merkezdeki karakter Nigar'dır. 

 
Tıpkı Macid gibi, Ziba Hanımefendi de romanda bir karakter olarak değil, yazar tarafından kullanılan bir hikaye anlatma unsuru olarak öne çıkar. Ziba Hanımefendi, kitap başladığı sırada Nur Baba dergahının en önemli şahıslarından bir tanesidir. Nur Baba ile arasındaki ilişki ve dergaha yaptığı maddi yardımlar, onu bu topluluğun en mühim parçalarından biri haline getirir.
 
Ortaya çıkan anlatıda Ziba Hanımefendi’nin en büyük rolü ise, eserin ana karakteri olan Nigar’ı hikayeye dahil etmek olur. Kendisinden genç ve güzel olan Nigar’ı Nur Baba’dan kıskandığı için onun Bektaşilere katılmasına izin vermediği söylenen Ziba Hanımefendi, bu dedikoduyu yok etmek için Nigar’ı aralarına davet eder ve Nur Baba’nın gerçekten de onunla kendisinden çok ilgilenmesi ile dergahtaki rolü yavaş yavaş azalır. Bu bağlamda Ziba Hanımefendi, aynı zamanda Nigar'ın geleceğinin de bir önsemesi olarak okunabilir: Nur Baba, yıllarca ilişki yaşadığı bu kadından, artık yaşlandığı için sıkılmıştır ve benzer bir kader romanın ilk bölümlerinde genç bir kadın olan Nigar'ı da beklemektedir. 
 
Nigar’ın anlatıya dahil olması ile eserin odak noktasının dışına çıkarılan Ziba Hanımefendi, benzer şekilde Nur Baba dergahından da uzaklaşır. Romanın son bölümlerinde, Ziba Hanımefendi’nin hayatındaki bu bölümü geride bıraktığı, şimdi kumar ve ticaret gibi şeylerle uğraştığı belirtilir.1
 
Dipnotlar

s. 158