Baba Evi Orhan Kemal

Anlatıcı
Baba

Baba Evi’nin merkezinde, roman boyunca ismi okuyucuyla paylaşılmayan ve aynı zamanda romanın anlatıcısı olan bir ana karakter yer alır. Hayatının ilk günlerinden itibaren yaşadıklarını anlatan bu karakter, Baba Evi’nin bitişinde yirmili yaşlarına yaklaşan bir genç haline gelir.
 
Henüz çocuk yaşlarda olduğu ve roman kurgusu içinde çok farklı yerlerde, çok farklı koşullar altında yaşadığı için, romanın anlatıcısının karakteri ile ilgili net çıkarımlar yapmak yanıltıcı olabilir.
 
Çocukluk yıllarındaki yaşam koşullarını bir anda kaybettikten sonra, kendisini yeni bir dünya içinde bulan anlatıcının aslında kendi karakterini yeni yeni oluşturmakta olduğu, bir anlamda “kendini keşfetmeye”, özellikle de babasından ve ailesinden bağımsız olarak hayatta nereye ait olduğunu görmeye çalıştığı söylenebilir.
 
Romanın içinde belli noktalarda yaptıkları ve söyledikleri, onun “yoksul” bir hayatta daha rahat olduğunu, kendisini bu dünyaya daha ait hissettiğini gösterir. Örneğin, Beyrut’a gittikleri günlerde, Anlatıcı sabahları işçilerle birlikte sokaklarda olduğu sırada kendisini onlardan biri gibi hissetmenin mutluluğunu yaşar. Hatta, onlardan en büyük farkının ayakkabılarının “biraz yeni” gözükmesi olduğunu düşündüğü için, bilinçli olarak ayakkabılarını bozar ve bu sebeple babasından dayak yer.[1]
 
Bu bilgileri öğrendiğimiz sayfada yer alan şu cümleler de, onun bu hayat tarzında kendisini daha özgür hissettiğinin somut bir kanıtı gibidir:
 
Memlekette, tanınmış bir fırka lideri, bir avukat, bir gazetecinin oğlu olmaktan bıkmıştım. “Sokaklarda dolaşma, terbiyesiz çocuklarla oynama, küfretme,” gibi nasihatlerden usanmıştım. Öyle ki, kaç sefer, ah, keşke bir eskicinin çocuğu olsaydım diye düşünmüştüm.[2]
 
Yine aynı durumun bir başka kanıtı, anlatıcı ve kardeşi Niyazi’nin aileleri “gözden düşmeden” önce yaşadıkları çiftlik evinde de köylülerle yakın ilişkiler kurmasında, köylü çocukları ile arkadaş olmasında bulunabilir.
 
Elbette, yukarıdaki alıntının önemli bir boyutu, anlatıcının herhangi bir “hayat tarzı” içindeki rahatlığından çok, babasının “gölgesi” altında yaşamamanın rahatlığını hissediyor olmasında gizlidir.
 
Romanda aktarılan konular içinde Anlatıcının ailesiyle ilişkisi önemli yer  tutar. Özellikle annesi ile ilgili iyi şeyler yazsa da,[3] Anlatıcı babası ile ilişkisi nedeniyle aile hayatını genelde kötü bir şekilde gösterir.
 
Babasının sürekli agresif, sinirli, kendisini sürekli döven bir adam olarak resmedilmesi, anlatıcıya ailesi ile ilgili şu cümleleri kurdurur:
 
Evin de benden nefret ettiğinin farkındaydım. Adam sen de… Canları isterse… Ben de dünden nefret ettim onlardan…[4]
 
Özellikle babası ile arasındaki bu kötü ilişki, Beyrut’ta yaşadığı dönemde onun oldukça mutsuz olmasına yol açar ve Türkiye’ye dönme isteğinin temelinde yatan sebep olarak gösterilir.
 
Tüm bu bilgilerin ötesinde, romanın ana karakteri ile ilgili verilebilecek en önemli bilgi, onun neredeyse tamamen Orhan Kemal’in kurmaca bir yansıması olduğu gerçeğidir. Arka Plan bölümünde daha detaylı olarak okuyabileceğiniz ve yukarıdaki şemada da görebileceğiniz gibi, Orhan Kemal’in gerçek hayatında yaşadığı şeylerle yarattığı ana karakter arasında büyük benzerlikler bulunur.
 
Yazarın ilk romanı olan Baba Evi’nin, Orhan Kemal’in otobiyografik romanları içinde değerlendirilmesi ile birlikte düşünüldüğünde, romandaki anlatıcının Orhan Kemal’in kurmaca bir hali olduğu da söylenebilir.
 
[1] s. 24
[2] s. 24
[3] s. 14
[4] s. 65
Baba Evi ağırlıklı olarak romanın anlatıcısına yoğunlaşsa da, anlatıcının - bir anlamda kitaba adını veren – babası da önemli bir karakter olarak değerlendirilebilir. Tıpkı anlatıcının kendisi gibi, roman boyunca babasının ismi hakkında bir bilgi verilmez.
 
I. Dünya Savaşı yıllarında Çanakkale’de savaşan[1], daha sonra Milli Mücadale’ye destek veren baba, Cumhuriyet ilan edildikten sonra Cumhuriyet Halk Fırkası’na doğrudan muhalefet eder ve onlara karşı yeni bir parti kurar. Bu partinin başarısız olması, ailenin servetini yitirip ülkeden kaçmasının da temel sebebi haline gelir.
 
Anlatıcının babası, kitap boyunca karşımıza genellikle bir “karakter” değil, anlatıcı üzerinde bir “etki” olarak çıkar. Elbette bu, roman boyunca anlatıcının babası ile ilgili önemli bilgiler öğrenmediğimiz anlamına da gelmez. Özellikle kitaplara ve okumaya olan düşkünlüğü, romanda birkaç noktada tekrarlanır:
 
Gece yarılarına, bazen daha sonralara kadar okur, pek az uyurdu. Gelirken bütün kitaplarını getirmiştik. Dört yanı Sebîl-ür-Reşad, Sırat-ı Müstakim gibi kara kaplı mecmua koleksiyonları, boy boy tarihler, kenarları haşiyelenmiş Tevratlar, Kuranıkerim, İncil, Zeburlar, İmam Gazali, Muhiddin-i Arabi ve diğerlerine ait kitaplarla doluydu. Hele kırmızı kabının kenarı sigara yanığı, kalın bir Tarih-i Siyasi’si vardı ki, onu hiç elinden bırakmazdı.[2]
 
Babanın bu okuma ve öğrenme merak, oğluyla arasındaki ilişkinin kötü olmasındaki temel sebepler arasında da gösterilebilir. Anlatıcının okumayı öğrenmek ve okul gibi konularda başarısızlığı, bunu kendi oğluna yakıştıramayan babayı fazlasıyla sinirlendirir -  “Benim gibi, benim gibi bir adamın oğlu ha!” cümlesi, roman boyunca babasının oğluna karşı gösterdiği tepkileri özetleyen bir ifade olarak gösterilebilir.
 
Babasının gölgesi ve etkisi altında yaşamaktan yorulan anlatıcı, çocukluk yıllarında babasına karşı büyük bir korku duyarak büyür.[3] İlerleyen yıllarda, babası tarafından sık sık dövülmeye, biraz daha büyüdüğünde ise doğrudan onunla tartışmalara girmeye başlar. Babasının oğluna karşı gösterdiği sert tepkiler ve onu sık sık dövmesi, romanın önemli toplumsal eleştirileri arasında gösterilebilecek olsa da, anlatıcı bazı noktalarda “sorumluluğun” tek taraflı olmadığını da gösterir.
 
Örneğin, kötü ve az kazandıran bir iş olsa da, matbaada bulduğu iş babasını sevindirir ve evde ona karşı gösterilen tavırlar neredeyse tamamen değişir, baba oğluna karşı şu cümleleri kurar:
 
Parayı geç aldığımızı söyledim ve haftalığımı avucuna koydum. Aldı, başının etrafında üç deva çevirdikten sonra “Artık ölmem,” dedi, “oğlum para kazanıyor!”[4]
 
[1] s. 1
[2] s. 35
[3] s. 4
[4] s. 54
canlı bahis siteleri rulet siteleri bahis siteleri yeni giris casino siteleri bahis siteleri free spin veren siteler casino siteleri deneme bonusu bahis siteleri canlı casino siteleri slot siteleri grandpashabet betwoon betwild pashagaming tipobet hızlıbahis cratosroyalbet betwoon kumar siteleri bahis siteleri bet siteleri
deneme bonusu veren bahis siteleri