Handan Halide Edib Adıvar

Alıntı #1, Sayfa 19: 
Handan hayatımızı ebediyen seyrediyor gibi, Neriman (…)


Açıklama
Halide Edib, romanın ilk otuz sayfasında Handan’ı doğrudan bir karakter olarak okuyucuya göstermez. Ancak Refik Cemal – Neriman ilişkisinde, Handan’ın ismi sürekli olarak gündeme gelir.

Refik Cemal’i yer yer rahatsız eden bu kullanım, kurgu açısından başarılı bir teknik olarak değerlendirilebilir. Yazar, Handan’ı bu kadar sık gündeme getirerek, okuyucuda da onun hakkında bir merak yaratmayı başarır.
 
Alıntı #2, Sayfa 41: 
Fakat Handan öyle değildi. Onda öğrenmek bir ihtirastı. Bilmek, daima bilmek, yalnız kitaplarda değil, tabiatta, insanlarda her şeyi, görünmez şeyleri bilip anlamak için onda ebediyen susamış bir dimağ vardır.


Açıklama
Bu alıntı, romanın ilk bölümlerinde Handan’ın karakterini anlamak için kullanılabilecek en önemli cümlelerden bir tanesidir. Handan’ın bilgi ve öğrenmeye olan bu açlığı, onu daha sonra Refik Cemal ile de yakınlaştırır.
 
Alıntı #3, Sayfa 109: 
- Refik, keşke sen Handan’ın kocası olaydın, birbirinize daha uyardınız. Bir daha böyle şey söyleme, Neriman. Hayatıma senden başka arkadaş tasavvur edemem ve istemem.


Açıklama
Roman içinde farklı noktalarda, Refik Cemal ile Handan’ın birbirlerine oldukça uyumlu olacak iki karakter olduğu sık sık dile getirilir.

Öyle ki, romanın ortalarına doğru bu fikri Refik Cemal’in karısı, Neriman bile söyler. Elbette, Refik Cemal bu fikri reddeder, ancak ilerleyen sayfalarda, Handan’a yavaş yavaş aşık olacaktır.
 
Alıntı #4, Sayfa 148: 
Anladım ki onu ümitsiz ve şifasız bir surette seviyorum. Bu o kadar yavaş yavaş benliğimi istila eden bir şey olmuştu ki dimağıma, kalbime ve ruhuma, bütün mevcudiyetime ağır, fakat kati bir kudretle yerleşmiş, yayılmıştı.


Açıklama
Handan ile Refik Cemal’in aşkındaki ilginç bir nokta, bu iki karakterin birbirine belirli bir anda aşık olmamasıdır. Avrupa’da birlikte vakit geçirmeye başladıktan sonra yavaş yavaş birbirlerini sevmeye başlayan bu ikili bir anda birbirlerine aşık olduklarını fark eder.
 
Alıntı #5, Sayfa 185: 
Romancı olsam senin bu aşkını yazıverirdim. Yanına felsefe ve mütalaat sıkıştırmaya hacet kalmadan iş olur biterdi, hemen niyetim de var ha, bir de tiyatroya çevirip Paris’te oynatabilsem ben zengin bir adam olurum, seninle Handan da edebiyatta ebedi birer çehre olursunuz.