Mahur Beste Ahmet Hamdi Tanpınar

Özet
Detaylı Özet
Ana Hatlar

Olaylardan çok farklı karakterlerin hayatlarından farklı anlara, düşüncelere, yorum ve tespitlere yoğunlaşan Mahur Beste, olay örgüsü açısından özetlenebilecek bir roman değildir. 

Roman, gecenin ortasında uyanan Behçet Bey ile açılır. Yatağında kitaplarıyla, farklı farklı nesnelerle doldurduğu odasında uyanan tuhaf bir adam olan Behçet Bey, ertesi gün gelip kendisiyle birlikte yaşamaya başlayacak olan Cavide’yi beklemektedir. Behçet Bey, hem bu konuyla, hem de eşyalara sevgisi, ölen babası ve karısı, etrafındakilerden tamir etme bahanesiyle aldığı saatlerle ilgili düşüncelere dalar.
 
Behçet Bey’in aksine çok sert, kendinden emin ve otoriter bir adam olan babası İsmail Molla Bey, oğlunun yaratılış olarak kendisinden çok farklı olduğunu sezer ve ondan fazla bir şey beklemez. Bir süreliğine Mekke’ye sürülen, karısının ölümünden sonra İstanbul’a geri dönen İsmail Molla Bey, oğlunun padişah emriyle Atiye Hanımefendi’yle evlendirileceğini öğrenince büyük şaşkınlık yaşar, fakat Atiye ile arasında iyi bir dostluk oluşur.
 
Bu sebeple daha önceden de tanıdığı Ata Molla Bey ile de dünür haline gelir. Kızının bu evliliği nedeniyle oldukça mutsuz olan Ata Molla Bey, kendisini bitmek bilmeyen satranç partilerine verir ve daha sonra hayatını kaybeder.
 
Romanın ilerleyen bölümlerinde, Atiye kocasının politikaya atılması gerektiğini düşünür. Bu konuda evlerine sık sık gelen tuhaf bir ihtilalci, Sabri Hoca etkili olur. Behçet Bey, kendisi hakkında verilen İttihat ve Terakki’ye katılma kararı ile romanın anlatısının dışına çıkar.
 
Bundan sonra eser, Atiye’nin ablası Ruhsar’ın kocası Halit’e yoğunlaşır. Babasının servetiyle yaşayan, boş duran bir adam olan Halit Bey’in, bu serveti koruyabilmek için karıştığı bir davadan sonra adaletle takıntılı hale gelmesi, neredeyse hobi olarak davalar açması anlatılır. Halit Bey’in Ruhsar ile evliliğinden sonra ise, hikaye Halit Bey’in babasına, Nuri Bey’e geçer.
 
Nuri Bey’in nasıl zengin olduğu konusuna değindikten sonra, onun Nerkis Ayşe isimli bir kadının işlettiği hamama gidişi ve çıkan yangında bu mekanın yanması anlatılır. Nuri Bey, bu yaşadığı olaydan sonra bir süre yataktan çıkamaz, evlenerek daha düzenli bir hayat yaşamaya karar verir.
 
Romanın sonunda, yazarın Behçet Bey’e yazdığı bir mektup bulunur. Bu mektupta yazar, neden hikayenin ondan bu kadar ayrıldığını ve eserin neden tamamlanmadığını açıklar.
 

Olaylardan çok farklı karakterlerin hayatlarından farklı anlara, düşüncelere, yorum ve tespitlere yoğunlaşan Mahur Beste, olay örgüsü açısından özetlenebilecek bir roman değildir. 

İki Uyku Arasındaki Düşünceler

 
Roman, gecenin ortasında yatağındaki eşya arasında uyanan Behçet Bey ile açılır. Akrabası Cavide’nin ertesi gün gelip kendisiyle yaşayacağını hatırlayan Behçet Bey, hem bu konuyla, hem de eşyalara sevgisi, ölen babası ve karısı, etrafındakilerden tamir etme bahanesiyle aldığı saatlerle ilgili düşüncelere dalar. 

Baba ve Oğul

 
Behçet Bey’in, babasıyla ilginç bir ilişkisi vardır. Sert, otoriter bir adam olan babasının aksine zayıf, fazlasıyla nazik ve iradesiz bir adam olan Behçet Bey, babasını neredeyse bir yarı tanrı gibi sever. Ancak onun boş işlerle uğraşmasından rahatsız olan İsmail Molla, tavan arasında kitap ciltlemek gibi uğraşlarını tasvip etmez ve Mekke’ye göreve gittiğinde oğlundan gelen mektuplara bile istemeye istemeye cevap verir.
 
İsmail Molla Bey, karısı Şefika Hanımefendi’nin ölümüyle İstanbul’a geri döner. Burada, oğlunun bir şekilde nüfuzlu bir ailenin güzel kızı Atiye ile evleneceğini öğrenir. Sevmediği ve değersiz bulduğu oğlunun böyle bir şey “başarabilmiş” olması İsmail Molla Bey’in aklına yatmaz. Gerçekten de, padişahın emriyle yapılan bu evliliğin politik bir sebebi vardır: Saraydaki şehzadelerden biri Atiye Hanım ile evlenmek istemiş, ancak bu evlilik uygun görülmediği için Atiye neredeyse bir şaka olarak Behçet Bey ile nikahlanmıştır. 

İki Dünür

 
Bu evliliğe en çok karşı çıkanlardan biri, kızının böyle “acınası” bir adamla evlenmesini kabul edemeyen Ata Molla Bey olur. Ancak emir padişahtan geldiği için eli kolu bağlanan Ata Molla Bey, gençlik yıllarından beri tanıdığı İsmail Molla’yla dünür olur.
 
Ancak, hayatının son dönemlerinde kendisini iyice evine kapatır, günlerini bir hizmetçisiyle saatlerce satranç oynayarak geçirir. Bir süre sonra da hayatını kaybeder.
 
Behçet Bey’in Evlilik Yılları
 
Atiye ve Behçet Bey’in evliliği de, bu ikiliden beklendiği gibi başlar. Behçet Bey ilk geceden itibaren büyük bir çekingenlik ile hareket eder. Atiye’nin onula geçirdiği ilk gecede neredeyse sinirinden attığı bir kahkaha onu oldukça üzer.
 
Ancak ilerleyen dönemlerde, Atiye ile Behçet Bey arasında sağlıklı bir ilişki oluşmaya başlar. İkisi bir evlilikten beklenecek romantik duyguları fazla paylaşmasa da, Atiye Hanım Behçet Bey ile adeta bir annenin çocuğuyla ilgilenmesi gibi alakadar olmaya başlar. Üstelik, İsmail Molla Bey ile bir arkadaşlık kurması da, hayatını belli açılardan keyifli şekilde yaşamasına olanak tanır.
 
Bu yıllarda padişah II. Abdülhamid’e karşı oluşan “ihtilal” hareketi, Atiye için önem kazanmaya başlar. Başarılı bir devlet memuru olan kocasının politikayla ilgilenmesi gerektiğine karar veren Atiye Hanım, onu bu yolda teşvik etmeye karar verir. 

Garip Bir İhtilalci

 
Bu yolda bir aracı, Sabri Hoca isimli tuhaf bir adam olur. Aslında varlıklı bir aileden gelmesine karşın onlardan ayrı büyüyen, dönemin tüm politik olaylarına karışıp bir şekilde aradan sıyrılmayı başaran Sabri Hoca, eski bir öğrencisi olan Atiye Hanım’ın evine gidip gelmeye başlar.
 
Sabri Hoca ve İsmail Molla Bey arasında, ülkenin geleceğinin nasıl kurtulacağı yönünde bir sohbet yaşanır. Bu sohbette ifade edilen farklı düşünceler arasında bir fikir birliğine ulaşılamasa da, Behçet Bey’in İttihat ve Terakki’ye katılması gerektiği konusunda hemfikir olunur.
 
Bölümün sonunda Atiye, çocukluk yıllarında “oyun arkadaşı” olan Refik Bey’in Avrupa’dan geri döndüğünü öğrenir, hatta kendisinin bir resmini yapmış olduğunu görür.

Hısım Akraba Arasında

 
Bir sonraki bölüm, Refik Bey’in ağabeyi, yani Atiye’nin ablasının kocası Halit ile ilgili bilgilere yoğunlaşır. Boş bir hayat yaşayan, babasının mirasını yiyerek geçinen Halit Bey, bir noktada bu mirası korumak için bir davayla uğraşmak zorunda kalır.
 
Bundan sonra “adalet” ile saplantılı bir hale gelir, bütün yasaları öğrenip adeta bir tutku olarak davalar açmaya başlar. Bu sırada, Ata Molla Bey’in büyük kızı Ruhsar ile evlenir. Evliliğin ilk günlerinde iç güvey olarak onun evine taşınsa da, Ata Molla Bey’in bitmek bilmeyen satranç partileri onu bezdirir. Halit, bitmek bilmeyen bir uyku hastalığına kapılmış taklidi yaparak kendisini evden kovdurmayı ve karısıyla kendi evine taşınmayı başarır.

Eski Bir Konak

 
Halit Bey’in baba evine dönüşü ile roman yine yön değiştirir. Önce bu evde çalışan Adile Hanım’ın saray geçmişine yoğunlaşan anlatı, daha sonra Halit Bey’in babası Nuri Bey’in yaşamını ve zenginleşmesini anlatır.
 
Nuri Bey’in Nerkis Ayşe isimli bir kadının hamam olarak işlettiği yere gitmesi hayatındaki dönüm noktası olur. Çıkan yangından sonra içinde bulundukları yer yıkılınca, Nuri Bey hayatını düzene koyar ve evlenmeye karar verir. Roman, onun Kuşçu İsmail Efendi’yi ziyaretiyle sona erer.

Mahur Beste Hakkında Behçet Bey’e Bir Mektup

 
Romanın sonunda, eserin yazarının Behçet Bey’den “aldığı” bir mektuba karşı yazdığı cevap yer alır. Metnin yazarı, Behçet Bey’in yalnızca kendi hikayesinin anlatılması konusunda çok bencil olduğunu söyler ve onu çeşitli açılardan eleştirerek, artık “tek kahramanlı hikayelerden” hoşlanmadığını ifade eder.  
 
İki Uyku Arasındaki Düşünceler
 
Behçet Bey’in uykusu – Cavide’nin kendisiyle yaşamaya gelecek olması – Behçet Bey’in kişiliği – Behçet Bey ve eşya – Babası, İsmet Molla Bey – Saatler – Uyku
 
Baba ve Oğul
 
İsmail Molla Bey’in Mekke’ye tayini – Behçet Bey’e yaklaşımı – Tavan arasındaki cilt atölyesi – Molla Bey’in “kabullenişi” – Mektuplar – Şefika Hanımefendi’nin ölümü – İstanbul’a dönüş – Behçet’in Atiye Hanımefendi ile evliliği – Bu evliliğin arkasındaki gerçek – Ata Molla Bey: Karakteri, para hırsı, “eskiye” özlem
 
İki Dünür
 
İsmail Molla ve Ata Molla – İsmail Molla’nın “sataşmaları” – İsmail Molla’nın sükûneti – Tek gerçek dargınlık: Karaçelebizade Abdülaziz Efendi’ye benzetilme – Ata Molla Bey’in son günleri – Uşağıyla bitmek bilmeyen satranç partileri – Ölümü
 
Behçet Bey’in Evlilik Yılları
 
Atiye ve Behçet Bey’in ilk gecesi – Atiye’nin kahkahası – Behçet Bey’in korkuları, çekingenliği – İlerleyen günler: Evlilik hayatına alışma, Atiye’nin Behçet Bey ile “ilgilenmesi”, ona yaklaşımı – İsmail Molla Bey ve Atiye’nin dostluğu – Mahur Beste’nin hikayesi – Atiye’nin Behçet’e bağlılığı, düşünceleri – Behçet’in politikaya girmesinin gerekliliği
 
Garip Bir İhtilalci
 
Sabri Hoca = unutulma yeteneği, geçmişi – Dönemin olaylarına karışması – Adana’da babasını ziyaret (kimliğini gizleyerek) – Hayata yaklaşımı, politik görüşleri – İsmail Molla’nın evine gidip gelmeye başlaması – Sabri Hoca’nın düşünceleri: Abdülhamit, “Şarkın son nefesi” – İsmail Molla = Müslümanlık, “Ne şark, ne garp; yaşandığı şekliyle hayat.” – Değişkenlik – Sabri Hoca; Molla Bey – Behçet’in İttihat ve Terakki’ye katılması fikri – Refik Bey – Refik Bey’in resmi
 
Hısım Akraba Arasında
 
Halit, boş hayat, içki alemleri – Baba mirasını kurtarmak için açılan dava – Adalete merak sarma – Ülkenin her tarafında davalar – Ata Molla Bey’in büyük kızıyla evlenme – İç güveyi – ve satranç – Uyku – Evden kurtuluş
 
Eski Bir Konak
 
Halit ve Ruhsar – Baba evine dönüş – Adile Hanım’ın saray geçmişi – Adile Hanım’ın aileye dahil oluşu – Adile ve Halit – Adile ve Rıfkı – Nuri Bey: Ailesi, zenginleşmesi, yaşamı – Agop Efendi ve Para – Agop Efendi ve İsmail Paşa – Agop Efendi ve Nuri Bey – Zahire Şirketi – Nerkis Ayşe’nin Hamamı – Yangın – Nuri’nin sakatlığı – Hayatını kurtaran Ali – Ali’nin yardımları – Eski hayattan sıkılma – Soloski – Agop: Keman öğretme – Evlendirme çabaları – Evlilik – Kuşçu İsmail Efendi’yi ziyaret
 
Mahur Beste Hakkında Behçet Bey’e Bir Mektup
 
Behçet Bey’in yarım kalan hikayesi – Sahneye getirdiği diğer kişiler – Tek kahramanlı hikayenin can sıkıntısı