Osmancık Tarık Buğra

Edebiyat eserleri, zaman zaman toplum içinde “kendilerini aşan” etkilere sahip olabilirler. Belli bir kitabı okumamış, hatta kitabın adını bile duymamış olan insanlar, aslında bu kitaptan gelen bazı bilgileri, bazı karakterleri, bazı deyimleri farkında olmadan günlük hayatta kullanabilirler.
 
Tarihi bir roman olan Osmancık, buna çok iyi bir örnektir. Osman Gazi’nin hayatını anlatan romanın ana karakteri, babası Ertuğrul Gazi’nin yerine geçtiğinde, Kayı Boyu’nun şeyhi Ede Balı kendisine bazı tavsiyeler verir:
 
“Ey Osmancık; beğsin. Beğliğini bil, beğliğini unutma.
 
Ey Osmancık; beğsin. Bundan böyle öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde; katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoşgörmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana.
 
Ey Osmancık; bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengeçlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak, şevklendirmek, gayretlendirmek sana. (…)”
 
Bu şekilde başlayan nasihatler, bir süre daha devam eder ve romanda Osman Gazi’nin lideri olduğu toplumu yönetirken hep aklında tuttuğu öğütler haline gelirler.
 
Bu alıntılarla ilgili ilginç olan, günümüzde toplum içinde yayın olarak tanınır hale gelmiş olmalarıdır. Pek çok basın ve medya kaynağında, internet ve sosyal medya sitelerinde, özellikle liderlik ile ilgili tavsiyeler vermeye dayanan konularda, bunlar gerçekten Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye vermiş olduğu tavsiyeler olarak sunulur.
 
1982 yılında yayınlanan Osmancık, bir “tarihi romandır.”
 
Tarihi romanlar, tarihi kurguları kullansalar da, gerçek bilgiler sunmazlar. Bunlar sonuç olarak yazarların hayal gücüne dayanan, kurmaca hikayelerdir. Bir başka deyişle, 14. Yüzyılda Anadolu’da gerçekten yaşamış olan Şeyh Edebali ve Osman Gazi ile, Tarık Buğra’nın romanında ele aldığı Şeyh Ede Balı ile Osmancık aynı kişiler değildir. Tarık Buğra’nın romanında gördüklerimiz, gerçek tarihi kişilerden esinlenmiş olmalarına karşın, hayali, kurmaca karakterlerdir.
 
Bu doğrultuda, Şeyh Ede Balı’nın Osman Bey’e verdiği nasihatler de gerçek olarak kabul edilemez. 14. Yüzyılda Şeyh Edebali, Osman Gazi’ye böyle nasihatler vermemiştir: Vermiş olsa da, elimizde herhangi bir yazılı kaynak bulunmadığı için, bunu bilebilmemiz veya tam olarak ne söylediğini öğrenebilmemiz, mümkün değildir. Tıpkı karakterleri gibi, Tarık Buğra’nın Şeyh Ede Balı’ya söylettirdiği bu cümleler de, tamamen onun hayal gücünden çıkmıştır.
 
Ancak bu ayrım, sık sık gözden kaçırılır. “Şeyh Edebali’nin Osman  Gazi’ye öğütleri” şeklinde basit bir Google araması yaparak, bu alıntıların, veya bunların belli ölçüde değiştirilmiş türevlerinin, nasıl “tarihi gerçeklermiş” gibi sunulduğunu görebilirsiniz. Benzer bir durum, Ertuğrul Gazi’nin Osman Gazi’ye Şeyh Edebali hakkında söylediği şu sözler için de geçerlidir:
 
“Dinle oğul (…) Ede Balı’nın terazisi doğru tartar, dirhem şaşmaz. Bana karşı gel; ona gelme. (…) Ede Balı soyumuzun ışığıdır.”1
 
Bu cümleler de, Tarık Buğra tarafından bir roman içinde kaleme alınmış olmalarına karşın, Ertuğrul Gazi’nin gerçekten Osman Gazi’ye verdiği nasihatler olarak internette sık sık paylaşılmakta, hatta zaman zaman kamusal alanlarda, levhalarda sergilenmektedir.
 
Ancak Tarık Buğra’nın romanı dışında,  hiçbir kaynakta bu cümlelerin Şeyh Edebali tarafından Osman Gazi’ye söylendiği yönünde bir ifade bulunmamaktadır.

Yazılı kaynakların olmaması durumunun dışında, bu alıntıların gerçekten 14. yüzyıldan kalma sözler olamayacağı, aslında kullanılan dilden de rahatlıkla anlaşılabilir. Şeyh Ede Balı’nın 1300’lü yıllarda Osman Bey’e, günümüz Türkçesine bu kadar yakın bir dille nasihat vermiş olması, pek akla yatkın gözükmemektedir.
 
Tarihçi Hakan Erdem, Şeyh Edebali’nin bu sözleri gerçekten söyleyip söylemediğini, Tarih-Lenk isimli kitabında şu şekilde tartışır:
 
“Ama bir de bitmek tükenmek bilmeyen bir “Edebali’nin vasiyeti” meselemiz var. Vasiyet değil, altın madeni. Herkes meşrebine göre üstü olarak gördüğü büyüğüne hatırlatıp duruyor (…) Politikacılar dillerine mi dolamadı? Söğüt Şenlikleri’nde mi hatırlanmadı, seçim propagandalarında mı kullanılmadı? Ders kitaplarına mı sızmadı? (…) Sadece şunu söylemek istiyorum: Edebali’den kalma böyle bir nasihat yok! Yani var da tarihi değil. Bir romancı muhayyaliyesinin ürünü. Tarık Buğra, Osmancık’taki Edebali karakterine söyletmiş bunları. (…) Beşir Ayvazoğlu yıllar önce yazmış, öğütleri hiçbir kaynakta bulamadığını, sonra kullanılan dilden dolayı pek eski olamayacağını düşündüğünü ve üslubu tanıyarak Tarık Buğra’ya ait olduğunu saptadığını söylemişti.”2
 
Hatta, Osmancık romanının yayınevi Ötüken Neşriyat, güncel baskılarının arka kapağında bu durumu açık ve net bir şekilde ifade eder:
 
“Bu nedenle, romanda Osmanlı Tarihi ile birtakım paralellikler veya zıdlıklar bulunsa da – ki, bunlar önlenemez – karşılaşacağınız,
 
Ey Osmancık; beğsin. Bundan böyle öfke bize, uysallık sana; güceniklik bize, gönül alma sana; suçlama bizde; katlanma sende; bundan böyle, yanılgı bize, hoşgörmek sana; aciz bize, yardım sana; geçimsizlikler, uyuşmazlıklar, anlaşmazlıklar, çatışmalar bize, adalet sana; kötü göz bize, şom ağız bize, haksız yorum bize, bağışlama sana.
 
Ey Osmancık; bundan böyle, bölmek bize, bütünlemek sana; üşengeçlik bize, gayret sana; uyuşukluk bize, rahat bize, uyarmak, şevklendirmek, gayretlendirmek sana.”
 
gibi sözler, aslında hiçbir tarih kitabında bulamayacağınız, yalnızca romancı Tarık Buğra’nın, Kayı Boyu’ndan Osmanlı İmparatorluğu’na götüren karakteri ve anlayışı ortaya çıkartmak için Ede Balı’ya söylettiği nasihatlerdir.”
 
Bu net açıklamalara rağmen, Tarık Buğra’nın git gide anonimleşen bu cümleleri, günümüzde hala Ede Balı ile Osman Gazi arasında yaşanan gerçek bir konuşma gibi değerlendirilmektedir.
 
İnternetteki bir yaygın “karşı” tez, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye verdiği nasihatlerin, Osmanlı Tarihçisi Cenabi'nin "Cenabî Tarihi" adıyla da bilinen "el-Hâfilü'l-Vâsıt ve Aylemü'z-Zâhirü'l-Muhît" adlı eserinden geldiği yönündedir.
 
Ancak, bu iddiayı desteklemek için sunulan metin, çoğu zaman yine Tarık Buğra’nın romanından alınmıştır.
 
Farklı bir metin sunan sayılı kaynaklardan Wikisource, sayfayı “Bu metnin kaynak belgesi bilinmemektedir.” uyarısıyla paylaşılmaktadır.

Üstelik, Wikisource'taki metnin "farklılığı" da yalnızca "Ey Oğul..." veya "Ey Osmancık..." diye ilerleyen bölümlerden oluşmamasından kaynaklanır. Bu metin dikkatli bir şekilde incelendiğinde, başlangıcındaki "Oğul İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, bencilliğimiz…” gibi cümlelerin, yine Osmancık romanının farklı bölümlerinden (s. 11 - 12) geldiği rahatlıkla görülebilir. 

 
“el-Hafilü’l-Vasıt ve Aylemü’z-Zahirü’l-Muhit” adlı bir çalışmanın, daha doğrusu burada bulunduğu rivayet edilen nasihatlerin herhangi bilimsel bir transkripsiyonu bulunmadığı; daha da önemlisi, Cenabi’nin on altıncı yüzyılın sonunda, yani Edebali ve Osman Gazi’den yaklaşık üç yüz yıl sonra yaşadığı düşünülürse, böyle bir kaynak bulunması durumunda bile ne derece gerçek kabul edilebileceği soru işareti taşımaktadır.
 
Sonuç olarak, böyle bir metin varolsa ve bunun içinde Osman Gazi’nin aldığı bazı nasihatlere yer verilse bile, bunların Tarık Buğra’nın romanında geçen ve “Ey Osmancık…” - ya da çeşitli kaynaklarda görüldüğü gibi - “Ey Oğul…” hitabıyla başlayan ve yukarıda görebileceğiniz şekilde ilerleyen nasihatler olmayacağı aşikardır.
 
Bunlar, bir romancı olan Tarık Buğra’nın hayal gücüne dayanarak yazdığı cümlelerdir.

 

Alıntılar:

Osmancık, s. 15
Erdem, Hakan. Tarih-Lenk. Doğan Kitap, 2008, s. 332


Not: Şeyh Edebali ismi çoğu kaynakta birleşik olarak yazılır. Tarık Buğra ise romanında kullandığı ismi "Şeyh Ede Balı" olarak yazar. Bu metinde, romandaki "karakterden" bahsederken Tarık Buğra'nın yazımını, tarihi kişiden bahsederken yaygın olarak kabul edilmiş yazılışı tercih ettik. 
 
canlı bahis siteleri rulet siteleri bahis siteleri yeni giris casino siteleri bahis siteleri free spin veren siteler casino siteleri deneme bonusu bahis siteleri canlı casino siteleri slot siteleri grandpashabet betwoon betwild pashagaming tipobet hızlıbahis cratosroyalbet betwoon kumar siteleri bahis siteleri bet siteleri